Seda Acar

Seda Acar
@Sedaacar
Önce Âhlak ve maneviyat.
İnsan, kendisine bahşedilen irade ve kudreti hangi yönde kullandığına bağlı olarak mahlukatın zirve noktasına da çıkabilmekte(eşref-i mahlukat), aşağıların aşağısına da inebilmektedir.
Reklam
İnsanlar İbrâhim diyecek teslimiyeti ondan öğrenecek, İsmail diyecek adanmışlığı ondan öğrenecek, Hacer diyecek fedakârlığı ondan öğrenecek…
Nefsin doymak bilmeyen ihtiyaç hissinden, küfürden, fâsıklıktan, hakka muhâlefetten ve ayrılıktan, nifaktan, süm’adan (amelleri insanların duyması için yapmaktan), riyâdan Sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, barastan ve her türlü kötü ve müzmin hastalıklardan Sana sığınırım.
“Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, yaşlılığın getirdiği tâkatsizlik ve bunaklıktan, kasvetten (katı kalplilikten), gafletten, yokluktan, zilletten, mal ve hayır azlığından, meskenetten (kötü hâlden) Sana sığınırım.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir dua yoktur: اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً «Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»” (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702)