Sedaysti

Sedaysti
@Sedaysti
“Hayatım çamurdan ve derinlikten oluşuyordu ama ben o karanlık suların bir parçası değildim. O suların içindeki bir varlıktım.”
Sayfa 28 - ithaki yayınları·Kitabı okudu
Kendimi yalnızca takvim yapraklarını yırtmakla oyalanan bir çocuğa benzetiyorum. Bildiğiniz gibi değil, günlerle dargınlığım bir türlü bitmedi burada; beni sürekli akreple yelkovan arasına sıkıştırdılar, zevk aldılar bundan. Sizin bu topraklara bağlılığınızı hiç anlayamıyorum, anlayamam da. İnsan mutsuzken sadece kendisine bağlanır, insan mutsuzken hep tanınmadığı bir yer aranır kendisine.
Sayfa 81 - Dergah Yayınları·Kitabı okudu
Deneme
Son anda anlamışlardır ki; yukarıda güneş bütün zalimlikleri unutturacak kadar parlak, ay gecenin cinlerinin yarışamayacağı kadar rahvandır. Evet. dünya belki çalılıklarla doludur, ama hayatta olmak zaten bunun için bir zafer değil midir? Dünyaya meydan okumanın biricik yolu, o çalılıklar arasında kendine bir yer açmak için dünyada kalmayı başarmaktır. Doğan her çocukta, alınan her nefeste, her buluşmada ve ayrılıkta ne kadar çok sır saklıdır. Eğer insanlar o sırlardan yalnızca birkaçını kavravabilseler, göreceklerdir ki; gök ve yer coşku dolu bir şenlik için her an hazırda beklemektedirler. Bunun en büyük kanıtı, kendilerine kıymaktan son anda vazgeçebilenlerin gözlerine doluşan o büyülü ışıltıdır. O büyülü ışıltının söylediği şudur: Yaşamak ve inanmak güzeldir...
Sayfa 111 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İnsan yalnızca aklına güvenince, önce bir suyu kirletip, sonra onun berraklığına inandırır kendini.
Sayfa 60 - dergah yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Heyecanını yitirmiş her kent, hatıralarıyla avunurdu; hatıralarını çoğaltır, onları biçimsizleştirir, yeniden şekillendirir, bir yerden sonra kendini hatıralarından ayırt edemez olurdu. Kendine kendini anlatan ve kendinden kendini dinleyen kentlerdi bunlar. Hepsinin de sonları kaçınılmazdı: Hatıraları tarafından hatırlanmak. Bir de böyle kentlerde yaşamın tek düzeliği zamanla bazılarının ruhunu fazlasıyla pıhtılaştırır, o pıhtılaşmış ruh, sahibine olmadık bir son hazırlardı.
Sayfa 19 - dergah yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat