yağmaya karşı ulusal bir direnme hareketi geliştirmeye
çabalamıştı, ama kimsenin aldırdığı yok generalim, ne
tatlılıktan anlıyorlar ne zorbalıktan, sokağa adım- atmıyorlar;
neden mi, çünkü bizler bunun da niceleri gibi
yeni bir dümen olduğunu, başkanın yönetme ve diretme
tutkusunu bu dümen aracılığıyla sonsuz boyutlara
ulaştıracağını sanıyorduk, bir şey olsun da, diyorduk
kendi kendimize, denizi bile götürseler, götürsünler allah
kahretsin, isterlerse ejderhasıyla birlikte bütün ulusu
taşıyıp götürsünler, diyorduk, sivil kılıkta evlerimize
doluşarak, ulusunuz aşkına fırlayın sokaklara, bu yağmaya
son verin diye haykıran, n'olur çığlıklarıyla yalvaran
askerlerin tatlı sözlerine kanmadık, bizi yabancılara
ait dükkanları ve villaları yağmalamaya kışkırttılar, bu
saldırıda halkın arkasında dimdik yer alacak askeri birliklerin
koruyuculuğunda protesto gösterisine katılmamız
için para vermeye kalkıştılar, yine de hiç kimse dışarı
adımını atmadı general hazretleri, çünkü hiç birimiz
geçen sefer yine asker sözü verip de sonra sözlerinden
nasıl döndüklerini unutmamıştık, hani topluluğa
kışkırtıcılar sızdı, birliklere ateş açıldı bahanesiyle
halka ateş açmış, kalabalığı kırıp geçirmişlerdi; evet generalim,
bu sefer halka da bel bağlayamayız artık