Tanrıya lafım yok, kaderin kederine de
İmanın şartlarını öğrendim, iman etmeyi de
Kaç dua, kaç namaz sonrası döneceksin bilmiyorum
Tanrı da konuşmuyor artık benimle
Hasadı gecikmiş zamanlardan içi elem
dolu kaç hatıra varsa bana payidar,
uzakları sen olan yolların nasırlı mesafelerine
gizledim, biliyorum dönmeyeceksin
Denize kıyısı olmayan herhangi bir kentin çiçek
satan kadınlarının aç kaldığı muhitlerden deniz
kokusu tadında azalan umutlarımızı mektuplaşmış,
öylece uçsuz bucaksız gitmişiz birbirimizden,
mutluluğun esamesi bile olmayan kadim yalnızlıklara