İnsanın hayatında öyle bir şey oluyor ki hayatı yaşıyorsun ama hiçbir şey bilmiyorsun, hatta yanı başında duran bir kitabın varlığını bile bilmiyorsun. Aslında o kitaba eğer bakarsan o zaman görürsün bütün hayatının ayrıntılı bir şekilde orada olduğunu. Daha önce fark etmediğin şey, işte burada. Böyle bir kitabı okumaya başladığınızda, hayatınızdan geçen her şeyi ufaktan hatırlamaya başlarsın ve kitapta anlatılan hayat size çok tanıdık gelir.
Saklanıyorsun, bazen saklanıyorsun ve almadığın bir şey için gizleniyorsun. Korkuyorsun, burnunu bile göstermiyorsun, çünkü ön yargıdan korkuyorsun; yeryüzünde başka biri yokmuş gibi herkesin arasından, seni bulup iftira atabilirler diye korkuyorsun.
Ama size şunu söyleyebilirim, edebiyat çok iyi bir şey, harika bir şey, bunu ben onlardan üç günde öğrendim. Derin bir şey! İnsanların kalplerini birleştiren, eğiten ve bunlarla ilgili bir sürü şey daha yazıyor onların elindeki kitapta. Çok da iyi yazılmış! Edebiyat bir resim gibidir ya da hem resim hem de aynadır. Tutkulu duyguların ifade edilmesidir, öyle ince bir resimdir; eğitici, düzenleyici, belge haline dönüşen bir şeydir.