Meğer profesörlerin entelektüel birer dev olduklarını düşünmekle ne kadar aptalmışım. Onlar da birer insan, hem de dünyadaki diğer insanların bunu fark etmesinden korkan insanlar…
Bir kitap okurken bile sayfanın ortasında senin yüzünü görüyorum, son derece berrak ve canlı olarak.
Sayfaya dokunuyorum, yüzün kayboluyor ve ben o kitabı parçalamak ve bir yerlere fırlatmak istiyorum.
Bu işin yanıtını kitaplarda da bulamazsın, başkalarına sorarak da… Tabii, eğer bütün hayatın boyunca bir çocuk olarak kalmak istemiyorsan.
Bunun yanıtını kendi içinde bulmalısın; neyin doğru olduğunu sen kendin hissetmelisin, kendine güven duymayı öğrenmelisin.
Şimdi ise onun bana ilgi mi duyduğunu, yoksa sadece nazik olmaya mı çalıştığını bilemiyorum.
Bir insan başka bir insana nasıl davranacağını nasıl öğrenir?
Bir erkek, bir kadına karşı nasıl davranacağını nasıl öğrenir?
Bu konuda kitapların da pek bir faydası olmuyor.