Selin

Selin
@Seliiner_
Psikiyatrist Harriet Fraad'in "Toiling in the Field of Emo- tion" adlı makalesinde (2008, 270) başkalarını anlamak için gösterilen çabayı tanımlamak için duygusal emek terimini kullanır, "Duygusal emek, duygusal gereksinimleri anlamak ve karşılamak için beyni ve kasları kullanarak zaman, çaba ve enerji harcamaktır. Duygusal gereksinimler ile insanların takdir edilme, sevilme ve önemsenme ihtiyaçlarını kastediyorum. Bireylerin duygusal gereksinimleri, genellikle dile getirilmez, bilinmez ya da bilinçaltındadır. Duygusal emek, genellikle fiziksel emek (mal veya hizmet üreten) ile birlikte oluşur. Ancak duygusal emek takdir edilme, sevilme ve önemsenme gibi belirli duyguları üretmeyi amaçlayan fiziksel emekten ayrılır."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Görünmemezlik ya da görmezden gelinme hissi, duygusal bir ayrılma yaratır. Brenda, annesi tarafından sürekli terk edilmiş gibi hissediyordu. Annesinin ben merkezci olmasının bir tür duygusal terk edilme olduğunu anladığında, öfkesinin derinliklerini ilk kez fark edebiliyordu. Artık aşırı tepki göstermiyordu. Duygusal yaralanmaya normal bir tepki veriyordu. Brenda öfkesinin nereden kaynaklandığını bir kez anladığında, kendini farklı bir gözle görmeye başladı. Brenda aslında normal bir çocuktu. Bir ebeveynin reddi ya da görmezden gelmesi durumunda herhangi bir çocuğun yaşayacağı öfkeyi deneyimliyordu.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Karışık duyguları hissetme becerisi, olgunluğun bir işaretidir. İnsanlar zıt duyguları bir arada harmanlayabilirse, örneğin; suçlulukla mutluluğu ya da kızgınlıkla sevgiyi, bu durum hayatın duygusal karmaşıklığını göğüsleyebildiklerini gösterir. Bir arada yaşanan zıt duygular birbirlerini evcilleştirir. insanlar farklı duyguları bir arada hissetme becerisi geliştirdiklerinde, dünya daha zengin, daha derin bir hâle dönüşür. Tek ve yoğun bir duygusal tepki yerine, durumun ince ayrıntılarını yansıtan çeşitli duyguları deneyimleyebilirler. Bununla birlikte, duygusal olarak olgunlaşmamış insanların tepkileri siyah beyaz olmaya meyillidir ve hiçbir gri alan yoktur. Bu durum, duygu karmaşasını, ikilemi ve diğer çelişkili duyguları ortadan kaldırır.
Sayfa 43·Kitabı okudu
İnsanların savunmaları kişiliklerinin ayrılmaz bir parçası olduğunda, bedenlerindeki yara dokusu kadar gerçek bir hâl alır. Belki orijinal anlamda oraya ait olmayabilir ama bir kez oluştuğunda sonsuza dek orada kalır. Bu sınırlamalar insanların kişiliklerinin önemli bir parçası hâlini alır. Sonuçta daha gerçek ve duygusal yönden ulaşılabilir olup olmamaları kendi kendilerini gözlemleme becerilerine bağlıdır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Çocukluk dönemindeki ailesel ihmal ve reddediliş, yetişkinlik dönemindeki öz güveni ve ilişkileri olumsuz etkileyebilir çünkü insanlar eski ve işe yaramayan kalıpları tekrarlarlar ve mutlu olmadıkları için kendilerini suçlarlar. Bir yetişkin olarak elde ettikleri başarılar bile yaşamlarının ilk yıllarındaki ailesel kopukluğun etkilerini tamamen silemez.
Sayfa 24·Kitabı okudu