Hiçbir şey anlamadım desem? Çok büyük bir heves ve merakla okumaya başladım ama hikayenin içine giremedim ve ne olup bittiğini anlayamadım. İncecik kitabı bitirememek gururuna dokunmasaydı yarıda bırakırdım ama zorla bitirdim.
İnanılmaz bir kitaptı. İyi bir insan olmanın "kalbim temiz" diyerek kenara çekilmekle olmayacağını, iyilik için çalışmak gerektiğini ve bunu yapmanın yol ve ilkelerini çok akıcı bir dille anlatıyor. Herkese tavsiye ederim.
Okurken "Under the Tuscan Sun" filmini hatırladığım müthiş bir "hayatını baştan yaratma" öyküsü. Kabus gibi bir boşanma, iki küçük çocuk, maddi zorluklar, "boşanmış kadın" olma durumu... Ama çok şükür ki kelimeleri oya gibi işleme yeteneği ve "dolabını" indirip yeniden yerleştirme cesaretiyle önce sosyal medyada okuduğumuz küçük notlar, sonra da bu kitap çıktı.
Nasıl bir ilham kaynağısın, bir bilsen, Sevgili Ebrar...
Zamanda yolculuk, Hızır a.s., kader, Kehf suresi, Müştak baba. Yani yazarın inceleme alanı, ana konuları... Yalnız bu kez öyküleştirilmiş. Ana kahramanın yaşadıkları üzerinden bu konular anlatılmış. Ben heyecanla okudum. Bu konulara yumuşak bir giriş yapmak isteyenlere tavsiye ederim. İyi okumalar.
Yine bir İhsan Oktay Anar kitabı, yine masal diyarları, müthiş betimlemeler, nakış gibi işlenmiş ve inanılmaz sürprizlerle birbirine bağlanan karakterler...
Bu kitapta musiki ve tasavvuf yolculuğuna çıkıyoruz. Yeni okuyacaklara şimdiden iyi yolculuklar!