Pirevi olarak isimlendirilecek olan dergâh Yesevî, Vefai, Kalenderî, Haydari gibi çeşitli tarikatlara bağlı olan Rum abdalları ile Rum gazilerinin merkezi oldu. Tıpkı Kırklar Meydanı'nda bulunan Kırkbudak isimli şamdan gibiydi. Nasıl ki kırk çerağ bir kolda birleşiyorsa, o da bütün kolları adı altında birleştirdi. Üçler Yediler KırklarSadullah Gülten
Ahmet Yesevî "Var seni Rum'a saldık, Sulucakarahöyük'ü sana yurt verdik, Rum Abdallarına seni baş yaptık. Rum'da gerçekler, budalalar, serhoşlar çoktur, artık hiçbir yerde eğlenme, hemen yürü." dedi. Ardından ocakta yanmakta olan bir odun parçasını alıp Rum ülkesine doğru fırlattı. "Rum'daki erenlerden biri bu odunu tutsun, Türkistan erenlerinin Rum'a er gönderdikleri erenlere malum olsun." dedi. O odun dut ağacındandı. Konya'da Emir Cem Sultan'ın halifesi Hak Ahmed Sultan fırlatılan odunu tutup Hacı Bektaş Türbesi'nin önüne dikti. Balım Sultan Türbesi'nin önündeki kısmen kurumuş karadut ağacı budur, yukarı ucu yanıktır. Üçler Yediler KırklarSadullah Gülten
Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar hangi Türk coğrafyasının neresine giderseniz gidin en ıssız yerlerde bile bir veya birkaç evliya türbesiyle muhakkak karşılaşırsınız. Eren, Alperen, Horosan Erenleri, Kolonizatör Türk Dervişleri, Vefai, Yesevi, Kalenderi, Haydari, Babai, Abdalan-ı Rum ve Bektaşi gibi isimlerle anılan bu veliler, Türklerin yaşadığı coğrafyanın manevi fatihleridir.
Şüphesiz ki, nerede bir evliya türbesi varsa orası Türk yurdudur.
Üçler Yediler Kırklar