Bir çırpıda, tek solukta bitirdim. Bir insan bu kadar çırpınabilirdi... Çırpındıkça daha da derinlere daldı, derinlere daldıkça daha da çok çırpındı. Böyle bir kısır döngüye girdi karakter ve tıpkı onun gibi ben de bir şey yapamadım. Çırpınışlarını sadece izledim, hatta onunla birlikte ben de çırpındım, boğuldum.
Amok koşucusu okurken, amok koşucusuna döndüm.
Bir Zweig şaheseri daha diyorum ve kitabın derin deryalarına sizlerin de dalmasını istiyorum. Her okuyanın farklı, yeniden okuyanın yine farklı yorumlayacağı, farklı düşüneceği belki de farklı koşacağı bir kitap. Hep sevdim Zweig'ı ve sanırım sevmeye de devam edeceğim