Babam bir pazar günüydü eskiden, yağmur
yağar, evin büyük oğlu olurdu birden, ben
evini kaybetmiş bir oğul olurdum ona, sorardım
ona hemen: Baba hangimizin oğlusun sen?
kardeş olurduk hemen ev büyürdü ikimizden
yok olurdu oğulda yer bulamayan babanın suçu
Gözlerini anlıyorum henüz
Bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
Göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
Ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
Öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
Sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
Şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim