Aklını başına topladığı o bir anlık süre içinde, bunca yıllık geçmişin ezici ağırlığını ruhunda taşıyamayacağını kavradı. Kendinin ve başkalarının özlemlerinden oluşan ölümcül mızraklarla yüreği delik deşik olarak, kurumuş gül fidanlarının üzerindeki örümcek ağlarının direncine, ayrıkotlarının yılmazlığına, parlak şubat sabahını dolduran havanın sabrına hayranlık duydu.