Odanın alacakaranlığında, çaldığım şarkıda, yüreğimde, her yerde onun varlığını hissediyordum. Göremediğim her bakışı, her kımıldanışı tüm varlığımda yankılanıyordu.
Bilmediğimiz hiçbir şey söylemedi. Basit basit ifadelerle dolu. Bugün uykum geldi de yarın ben de yazabilirdim bu kitabı.:) Ama klasik kişisel gelişim kitaplarından farklı olan bir yönü var, gaz vermemesi. ‘Şöyle yap mutlu ol!’ Demiyor yani. Yol gösteriyor, ister yap ister yapma. Bir de şu sosyal medya yüzünden son dönemlerde artan abartılı ‘kendini sev, kendinin efendisi ol, diğerlerini boş ver lanet olsun hepsine’ gibi insanları birbirinden soğutan, uzaklaştıran, ilginç bir bencilliğe ve dahası narsistliğe sürükleyen söylemlerden uzaklaşıp daha gerçekçi olmamız gerektiğini vurguluyor.