“Bir insanı tanımak, bir imparatorluğu tanımaktır.”
“Her insan kendi seçmediği bir ailede, seçmediği bir kaderle dünyaya gelir.”
“İnsanoğlu çiğ süt emmiştir ifadesini hatırladı. Kaynar süt içse ne değişecekti ki, insan insandı işte.”
“Kaplanla birlikte yaşamanın tek koşulu onun efendisi olmaktır ya efendisindir ya da kurban.”
Abdülhamit’in 33 yıl süren saltanatından sonra tahttan indirilip Selanik’e sürgüne gönderilmesiyle başlayan kitap, onun Selanik’te Alatini Köşkünde geçirdiği günlerini geçmiş hatıralarıyla zenginleştirilerek Abdülhamit’i hem kendi gözünden hem de çevresindekilerin gözünden gösteriyor. Zülfü Livaneli’nin eserlerini çok severim. Bu romanını da çok sevdim. Ancak romandan ziyade özellikle kaynakçası sebebiyle üst düzey bir çalışma şeklinde karşımıza çıkıyor. Hatta kaynakça kısmında benim de gözüme kestirdiğim birkaç eser oldu, ilerleyen günlerde kitaplığıma eklemeyi planlıyorum.
.
Kitap yakın tarihimiz üzerine yazılmış oldukça sürükleyici bir eser. Livaneli kalemini sevenler zaten okumuştur ancak ben özellikle yakın tarihi merak eden okurlara bu eseri tavsiye ediyorum.
.
Keyifli okumalar.
Kitapla kalın!