Bu rahmetli Özal zamanında başladı. O zaman bir başbakan gidip diyor ki bir bakan hırsız ben bunun azlini istiyorum, ya alıyorsa müteahhitlerden alıyor, boş ver. Bunu o dönemin başbakanı anlatmasa inanmam, yani bunu da anti parantez söyleyelim... Şimdi bu yağma işi sonunda tekelleşmeye, yani banka medya ve televizyon tekelleşmesine geldi. Sonunda Türkiye ne oldu? 100 ülke arasında gelir uçurumu açısından 21. sıradayız. Tanzanya, manzanya bizim üstümüzde. Daha iyi durumda. Bir ülkede gelir uçurumu dünyada 100 ülke içinde 21. sırada olduğu zaman işte demokrasi de, sandık vaziyetleri de şekli unsur olur.
"Biraz evvel sevgili halkımızın fotoğrafını çekmiştik... Hani herkes kanunlara uysun ben de uyayım, kimse çalmasın ben de çalmayayım, işte bana ne gibi, işte benim doğrum tek doğrudur gibi böyle hastalıklardan da kurtulmak, özeleştiri yapmak kayıt ve şartıyla bir proje sunmak lazım topluma... Demin söylediğim şeyleri içine alan, yani merkezi daraltacak, kuvvetleri ayıracak, merkezle taşra arasında görev ve kaynak bölüşümünü yapacak, sizi yönetime ortak yapacak, sorumluluğa ortak edecek, ama siz sorumluluğu istemiyorsunuz ki siz kurtarılmayı istiyorsunuz, kurtar bizi baba diyorsunuz... Bu konuyla ilgili görüşünü parlamentoya, ilgililere yetkililere duyuran, içinizde bir tek kişi var mı? Yok...