"Sana uzun bir mektup yazmıştım Adéle; hüzünlüydü, bu yüzden onu yırttım. O mektubu yazmıştım, çünkü çektiğim tüm acıları, tüm kaygılarımı içtenlikle anlatabileceğim bir tek sen varsın dünyada. Ama seni üzebilirdi ve ben acılarımla seni üzmeyi hiç istemem. Zaten seni görür görmez hepsini unutuyorum. Bilmiyorsun, farkında değilsin Adéle'im,seni görmek,sesini duymak,seni yanımda hissetmek öyle büyük bir mutluluk veriyor ki bana! Seni görmeyeli iki gün oluyor, sarsıntılı diyebileceğim bir sarhoşlukla düşünüyorum bunu. Senin yanında biraz kaldığımda, kendimi çok iyi hissediyorum; senin bakışlarında, beni coşturan soylu, cömert bir yan var; gözlerin gözlerime dikildiğinde ruhun benimkine karışıyor sanki."
Bitmemen için yudum yudum okudum. O kadar güzel bir aşk kitabıydın.
- Çocuktum, Yıldız... Belki 7 yaşındaydım. Sokağımızın köşesine bir dilenci otururdu. Çarpık çurpuk bir adam... Kafasını geri sarkıtarak, boynunu çarpıtırdı. Donuk, hareketsiz gözlerini gökyüzüne dikerdi. Türlü makamlarla, kasideler okurdu. Iki gözü de görmüyordu onun ve ben mektep dönüşlerinde ona yapmadığımı bırakmazdım: Açık avucuna taş parçaları sıkıştırırdım. Süpürge tellerini kulaklarında dolaştırır, huylandırırdım. Komşu çocuklarıyla birlikte, dizleri dibine serdiği yazma mendildeki onlukları toplardık. Kendimize "döngel" ziyafetleri çekerdik.
Sokağımızın başındaki bu dilencinin hayatını yıllarca sonra öğrenmiştim: O, grizo patlamasında gözlerini kaybetmiş bir işçiydi, Yıldız...
Ne zalim bir çocuktum ben bilemezsin Yıldız... Evimizin çok yakınında kurbağaların bütün gece durmadan öttüğü sazlı, suları yeşil bir dere vardı. Beni en çok eğlendiren şey, bu bataklı derenin yeşil sularında kurbağa avlamak, elimdeki toplu iğne ile birer birer gözlerine oymaktı. Zavallı kurbağacıkların can acısıyla sağa sola saldırışlarını seyrederken korkarak titrerdim, katıla katıla gülerdim.
Bütün bu zulümlerin cezasını gözlerimle ödüyorum Yıldız...
Kitabın en güzel kısmı.
Konusu, olay örgüsü güzel fakat yazarın anlatımını pek beğenmedim. Çok fazla anlatım bozukluğu ve devrik cümleyle yazmış. Bu da hikayenin kalitesini düşürmüş. Okurken gözünüz seğirebilir
Tarihi daha iyi anlatan kitaplar okumuştum. O yüzden bu kitap, konusu ne kadar derin ve yaralayıcı olsa da bana yavan geldi. Hele ki Maya' nın bu kadar sorumsuz ve umursamaz bir anne profili çizmesi beni çıldırttı.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
Kitap oldukça sürükleyici ve gerçekten tam bir ters köşe. Ayrıca A101 de 5.99 gibi bir fiyata satılıyor. Yazarın diğer kitapları da var polisiye sevenler kaçırmasın derim
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma