“Kader, aşk eyleminde öbür kişidir. Kendine bakma ve başkası için aşk şeklindeki
diyalektik kutuplar birbirini üretir ve güçlendirir. Bu paradokstan ne kaçılabilir ne de bu paradoks çözülebilir; ama bununla birlikte yaşamak gerekir.”
“Doğumumuzda göbek bağımızın kesilmesi, otonom oluşun, sonsuz güçlüklerle yüklü ve birçok sevinçle süslü uzun ve eziyetli yolun ilk adımıdır. Açıktır ki, biz hedeflerimize asla tam ulaşamayız. Ama toplumsal yaratıklar olarak, kaderimizi çeşitli yollardan karşılamada, kabulde ve ona uymada bireyleşmesin olduğunun farkına varmadan doğru yolda yürümeye bile başlayamayız.”
Gün benden gitmiyor, ben de günden gitmiyorum. Bir koparılışla sona eriyor gün. Ne günün sonu, ne benim, bu bir noktanın ikiye bölünüşü.
Üstelik hiçbir şeyin de izi kalmıyor üzerimde.
“Bir doruğu varsa çılgınlığın, işte bu an olmalı. Yükseklere çıktıkça seyrelen varoluşun, hiçliğin bağrında çözülüp dağılması. Ölümü bile sarıp sarmalayan bir yok oluş… Asıl düşüş de bu işte, her şeyin yanı sıra kendini de yok eden düşüş.”