“Değer yargıları, Türkiye’den taşıyıp getirdiği, ağır, kullanışsız bavulu gibiydi artık. Altı aşınmış, sapı kopmak üzere, tropiklerin neminde çürümeye bırakılmış. O hep ertelenen geri dönüşe dek gözden çıkarılmış.”
“Daha duygusal biri olsaydım, o kartpostalı mum alevinde yakar; küllerini, silah seslerinin geldiği Santa Teresa Vadisi’ne savururdum. Bense yalnızca yitirdim.”