Yeni bir insan ve toplum psikolojisini örmek için amansız kültür savaşının öncüsü olmak: İşte diriliş erinin görevi. İşte benim görevim. Ancak bu amansız savaşta hiçbir zaman unutmamam gereken nokta, estetik ve kültür problemlerine daldığım her sefer, inançtan hız almaya dikkat etmem gereğidir.
Tarihin bireyci ve kollektif yorumlu materyalist diyalektikle açıklanışının karşısında yeni bir diyalektiktir bu âmentü. Tanrının varlığına bağlı ve dayalı, gücünü ve mantığını vahiyden, Tanrı sözünden alan bir diyalektik.
Kaskatı karanlığı yırtıştır bu. Geceyi deviren bir şimşek, bir yıldırım gibi iner kaziyelerimiz inkârcı kaziyelerin başına.
Rahmettendir. Kuraklıkta inmiş bir yağmurdur. Toprağın çatlak dudağının beklediğidir
Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaş ve hakikate karşı savaşlar, baş kaldırmalar
Evet, hayatı, bu savaşın, karşısındaki savaşları alt n mesi oranında kutluyorum.İnsanları da şöyle bölümlüyorum: hakikate uyanlar, sağcılar; karşı çıkanlar, solcular; hakikat yolunu sürdürenler, gerekirse bu uğurda bütün çıkarlarını hatta can-larını feda edenler, hakikat yarışçıları, öncüler
Allah'a inanma ışığı ve ona inanma aydınlığı.
Sesimi yükseltirsem bunun için yükseltirim. Yoksa bunun dışında dünyada hiçbir şey ses yükseltmeye değmez
Yaşamayı ve ölmeyi, mekâna ilişmeyi, zamana girmeyi, daha doğrusu zaman ve mekânla diyalog kurmayı, ancak ve ancak bu inanç uğruna göze alabilirim.
Aşktır o benim için.
Yoldur.
Anlamdır.
Sestir.
Ülküdür.
Varoluştur.
Tanrısızlığın karanlığında ruhum daralır, boğulur. Asit içinde erir gibi. Gazda boğulur gibi.
Yüreğimi ancak O çarptırır.
Estetik ona ilişkin oldukça estetiktir. Şiir, ruh pencerelerini Allah'a açtıkça şiirdir. Yoksa balmumundan peteklerdir, bal değil.