Eğer biz de İslam'ı yeryüzündeki istifadeye açık imkânlar için bir mazeret ve bahane olarak algılayacak olursak dinimizin canlı özelliklerine darbe indirmiş oluruz. Gerçi İslam'ı ölü bir din durumuna geçirmeye hiçbir mahlükun gücü yet- mez. Biz İslam'ın hayatiyetine bağlanamaz isek, Allah bu bağı ika edecek yeni müslümanlar hålk- eder.
Yahudilik ve Hıristiyan- lık aynı kültür atmosferinde ölü inançlar haline kolayca geldi. Çünkü bu iki din de şartlara uy- mak suretiyle varlıklarını korumayı gözettiler sü rekli olarak. Hıristiyanlık hangi topraklarda yayılmışsa o toprakların özelliklerini Hıristiyanlık imiş gibi kabul etti. Ortodoks ve Katolik kilisele- rinin arasındaki fark bir bakıma Doğu ve Batı arasındaki farklara dayalıdır. Protestanlık bütün mezhepleriyle kapitalizmin şafağının ideolojisi- dir. Son derece de bariz bir gerçektir ki, Avrupa Hıristiyanlaşmamıştır, Hıristiyanlık Avrupalılaş- mıştır. Bu bakımdan Yahudilik Hıristiyanlık'tan bir derece avantaj sahibidir çünkü Yahudiler din- lerini değil, kendilerini adapte etmişlerdir. Yani Musevilik normları ve iç işleyişi itibariyle sabit kalmış, buna karşılık ve bir bakıma bunun temi- ni uğruna Yahudi ferdler ve gruplar yeni doğan şartlara uyum sağlamışlar, kendi konumlarıyla Yahudiliklerini birbirinden ayrı telakki etmişler- dir. Netice itibariyle Yahudilik ve Hıristiyanlık yeryüzünde yalnızca birer mazeret ve bahane olarak varlıklarını korumaktadırlar. Bir din ve inanç olarak bütün canlılıklarını kaybetmişlerdir.