Batık maliyet-yani alınan kararları, geçmişte harcanan ve geri alınamayacak çabalara bağlamak-insanların zaman içinde değiştiği bir dünyada şeytandır. Gelecekteki bizi, geçmişteki farklı bizin tutsağı yaparlar. Bu, hayatınızla ilgili büyük kararların sizin adınıza bir yabancının vermesi ile eşanlamlıdır.
Oğlum dünyaya geldikten sonra ona bir mektup yazmıştım ve mektubun bir yerinde şöyle demiştim: bazı insanlar eğitime önem veren ailelerin bir üyesi olarak dünyaya gelirler; bazıları ise eğitime karşı ailelerin. Bazıları girişimciliği teşvik eden, gelişen ve büyüyen ekonomilerin içine doğarlar; bazıları savaş ve sefalet koşullarında dünyaya gelirler. Başarılı olmanı ve bunu hak etmeni istiyorum. Fakat bütün başarıların çok çalışmaya bağlı olmadığını ve bütün sefaletlerin de tembellikten kaynaklanmadığını anla. Kendin dahil, insanları yargılarken bunu unutma.
Giderek daha fazla sayıda akademisyen, kültürü bir zihinsel enfeksiyon veya parazit gibi değerlendirerek, insanları da bu parazitlerin yaşadığı konaklar olarak tanımlıyorlar. Virüs gibi organik parazitler, kendilerini ağırlayan bedende yaşar ve çoğalarak bir bedenden öbürüne yayılır, zayıf düşürür hatta bazen ölümüne sebep olurlar. Parazitin başka bir bedene geçişineizin verecek kadar yaşadığım müddetce ağırlayanın sağlık durumu paraziti ilgilendirmez. Kültürel fikirler de insanların zihninde bu şekilde yer alır, birinden öbürüne yayılır ve zamanla ağırlayanı zayıf düşürür, hatta bazen ölümüne sebep olur.
Sapiens ise adeta bir muz Cumhuriyeti’nin diktatörü gibi. Daha yakın zamana kadar savdaki orta halde yaratıklar olduğumuz için hâlâ korku ve endişelerle doluyuz, bu da bizi fazlasıyla zalim ve tehlikeli kalıyor. Ölümcül savaşlardan çevre felaketlerine pek çok tarihsel kötülük, bu çok hızlı gerçekleşen sıçramadan kaynaklanıyor.