Seneca Moon

Seneca Moon
@SenecaMoon
Not defterim olarak kullanıyorum. Everything is in the mind, Everything equals nothing. Almost philosopher…
Felsefe
Budapest
65 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben kimin esiriyim?
10/10
·72 syf.··
2025 6. kitabı
Han’ın Yorgunluk Toplumu adlı kitabını okumamın temel sebebi, benim de birçok günümüz insanı gibi kendimi sürekli yorgun, kendime geç kalmış ve yetersiz hissetmemdi. Bu hislerin sorumluluğunu kendi tembelliğime yükleyip, çözüm olarak daha disiplinli, daha üretken bir birey olmayı hedeflemiştim. Ancak kitabı okudukça fark ettim ki, mesele yalnızca bireysel çaba ya da irade eksikliği değil. Bizler, kendimizi sürekli daha "pozitif", daha "başarılı", daha "yukarıda" bir yerde görme eğiliminde olduğumuz için; bu ideallerle örtüşmeyen her hâlimiz bize yetersiz, geç kalmış ya da suçlu hissettiriyor. Bu da aslında kendimize uyguladığımız sistematik bir zulme dönüşüyor ve sonuçta ruhsal bunalımlar zinciriyle baş başa kalıyoruz. Han, 21. yüzyıl insanının içine düştüğü bu paradoksal durumu son derece net bir şekilde analiz etmiş. Kitap, kısa ama yoğun; düşünce akışı güçlü bir mantık zinciriyle ilerliyor. Okudukça yazarın tespitlerine hak vermemek mümkün değil. Geçmişte bireyler, dışsal sistemler tarafından denetlenip baskı altına alınırken; günümüzde bu baskı içeriden, yani kişinin kendi zihninden geliyor. Artık dış otoritelere gerek kalmadan, birey kendini durmaksızın daha iyi olmaya zorlayan bir iç denetim mekanizması kurmuş durumda. Han’ın ifadesiyle, bu, sistem için oldukça ucuz ama son derece verimli bir kontrol biçimi: Denetleyiciye ihtiyaç yok çünkü birey kendini zaten yeterince eziyor. Bu noktada sormadan edemiyorum: Kendimizi neden sürekli daha iyisi için acımasızca zorluyoruz? Daha da önemlisi, bunun bir sonu var mı?
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · İnka Kitap · 20252,157 okunma
3/10
·336 syf.··
2025 6. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 00:38
Kitap size bazı niş bilgiler vermeye çalışarak asıl kendi hedeflediği düşünce yapısını size empoze etmeye çalışıyor. Ne yazık ki kitap diyeceğim şey sizi sürekli ikna etmeye çalışıyor ama bilimsel olarak değil. Bak şu da yapmış bu da böyle yapmış. Eğer bir şey doğruysa yada gerçekse kendi kendisine yeter ama kitap… bu kadar yazmaya gerek yok bomboş kitap. Hayat bir kere zamanımızı akıllı kullanalım :)
Zihinden MaddeyeDawson Church · Destek Yayınları · 202033 okunma
7/10
·140 syf.··
2025 5. kitabı
Kitaba giriş çok iyi ama devamında ki o anti karakterin yaptıkları gerçekten çok çelişkili. Genel olarak aşağılık kompleksine sahip bir bireyin kendiyle ve dış dünyayala olan, kendini kanıtlama var olma çabası gibi çatışmalara odaklanan bir kitap. Dostoyevski bu kitapla gerçekten insanın içini karartıyor ve senin beklediğin hiç bir şeyi sana vermiyor, tıpkı hayat gibi. Dostoyevski bu kitabı kimsenin okurken rahatlaması için yazmamış sadece rahatsız olması ve insanın kendisini bir daha gözden geçirmesi için yapmış. Gerçekten eylemlerimizi istediğimiz için mi yapıyoruz? Yoksa sadece birilerine ya da birine kendimizi kanıtlamak için mi?
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
7/10
·57 syf.··
2025 3. kitabı
Kafka babasıyla olan ilişkisini, ona karşı olan duygularının altyapısıyla kaleme almış bu kısa kitapta baba figürünün insan kendisi için ne kadar önemli olduğunu hatta ne kadar etkili olduğunu görebiliyoruz. Kafka da babasının üzerinde yaratmış olduğu etkinin onun hayatına, karakterine tümüyle ona karşı yapmış olduğu her şeyi yer yer dramatize ederek yer yerde öfkeli şekilde bütünüyle aktarmaya çalışmış. ne kadar başarılı olmuş bunu ancak o bilir. Türkiye'de baba figürü ile problemli olmak çok olağandır. Bunun sebepleri içinde ekonomik, siyasi gibi sebepler olabilir ama çoğu zaman gözlemlediğim kadarıyla babanın zihninde ki çocuk imgesiyle çocuğun kendi kişiliği örtüşmediğinden hatta bazı zamanlar sadece babanın bu sanrısı yüzünden sık sürtüşmeler ya da kavgalar olabiliyor. Bu konuyu daha detaylandırmayacağım çünkü bu derin ve iç içe geçmiş bir durumdur. asıl ilgilenmek istediğim konu dünyaya karşı bizi kollayıp koruması gerektiğini düşündüğümüz ebeveynlerin bu görevi yerine tam getiremediklerinde üzerimizde yaratmış oldukları izleri görüp düzeltebilir miyiz? ya da sorun olarak gördüklerimiz gerçekten sorunlar mı? eğer düzeltmesek gerçekten kendi hayatımızı yaşıyoruz diyebilir miyiz? kendi hayatımızın sorumluğunu nereye kadar ikinci kişilerin üstüne atabiliriz ki. Hayat kendi hayat sorumluluklarını kabullenip üstüne alınca başlar ve bu sorumlulukları yerine getirdikçe şekillenir. Her şeyin farkındaysak düzeltebilir miyiz?
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202253,9bin okunma
Kişinin bulunduğu gerçeklikten kopması
8/10
·43 syf.··
2025 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2025 04:27
Kitap, kendini önemli bir figür olarak gören bir bilim insanını ele alıyor. Bu süreçte, kişi zihninde yarattığı gerçekliğe öyle kapılıyor ki, bu gerçeklik yok olduğunda etrafına zarar vermekten çekinmiyor. Kitabın Bende Uyandırdığı Düşünceler Son zamanlarda, kişinin kendini gösterebilmesinin kolaylaştığı bir dünyada, kendini gerçekten çok önemli gören ya da önemli görmeye eğilimli insanların sayısı epey arttı. Hatta çoğu zaman biz de bunun bir parçasıyız. Örneğin, kendi düşüncelerimizi, fotoğraflarımızı ve bize ait olduğunu düşündüğümüz şeyleri paylaşarak insanların bunları keşfetmesini bekliyoruz. Bu noktada ise megalomanlık devreye giriyor. Kişi, kendi benliğine öyle bir kapılıyor ki, etrafındaki gerçekliği pek de umursamıyor. Çevresindeki kişiler onu makul gerçekliğe çekmeye çalıştığında ise, kendinden emin ve küstah bir şekilde onlara karşı çıkma eğiliminde oluyor. Aslında tüm bunlar sürecin doğal bir parçası gibi görünüyor. Oysa kişi, ne yaparsa yapsın kendini bütünüyle kaptırmamalı. Aksi takdirde, çevresinde olup bitenleri fark etmeden yaşar ve ilerler. İşte tam da bu noktada hata yapma ihtimali artar. Bu yüzden kişi, ne yaşarsa yaşasın kendini belli sınırlar içinde tutmayı bilmelidir. Aksi takdirde deliliğe sürüklenme riski yükselir. Eğer sınırlarını ve çabasını doğru değerlendirirse, dahi olur mu bilinmez; fakat en azından daha makul ve dengeli bir hayat sürebilir. Nihayetinde insan bir ölümlüdür. Kendi içinde bu durumu abartması, ömrünü ahmakça harcamasına sebep olabilir. APTAL OLMA…
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,5bin okunma