Edebiyatist - Sayı 64 (Mart-Nisan 2026) "Nedir seni saran öğretmen?"
"Yaşamaklar beni saran... Çalışmaklar, dostluklar, düşmanlıklar, arkadaşlıklar... Kazanmak, kaybetmek. Zor bir işi başarmaklar... Yenmek. Birinde yenilirsen, yılmayıp bir daha saldırmak. Sonunda, ne olursa olsun yenmekler. İnsanları biraz hayran bırakmaklar. Biraz faydalı olmak. Haksızlığa uğramış birinin hak almasına yardım etmek. Haksızlık edenin dize geldiğini görmek. Onu bunu sömürüp haksız lokmalarla semirmişlerin çamaşırlarını deşmekler. Onların dedikodularını yapmaklar. Komşuda pişenden ummayıp, eller pişirirken sen de pişirmekler. Duranâ'nın kızını alıp okutmaklar. Nohut Deresi'ni kurtarmaklar... Beni saran, senin bir bacağın olmadığı için yapamadıkların. Şu yokuştan yukarı koşmaklar. Beş kez, on kez, olduğun yerde zıplamaklar. Yaşadığından dolayı duyduğun sevinci kimseden çekinmeden açığa vurmaklar...
"Zor bir dönemden geçerken etrafıma çok daha yakından bakarım. Üzülmemden bile rahatsız olan, neşeli halime alışmış benciller kimler, işi düşünce arayanlar kimler, yargılayan, bilip bilmeden atıp tutanlar kimler. Çok yakından bakarım, çok..."