Söz konusu adamlar ya da kadınlar, ondan nefret ediyorum, nefret ediyorum, derler, binbir yemin ederler ve daha sözleri bitmeden gözyaşlarına boğulurlar.
Oysaki dünyayı anlayamadılar ve ne yaparlarsa yapsınlar anlayamayacaklar, çünkü yaşamlarındaki her şey geçici, eğreti ve çaresiz bir şekilde yok olup gidiyor.
Hani derler ya, yaşamak ve görmek gerek, bu zamana bağlı bir sorundur ve bazı şeyleri görmek nasip olmazsa eğer, bu sadece yeterince yaşamadığımızdan olacaktır.