-Neler okuyorsunuz efendim?
+Kelimeler, kelimeler, kelimeler!
x Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor!
t-bırak artık kelimeleri.. cümleler kur. insanları tanı.. kapını çalan insanları içeri al...
Bazı kitaplar ağır, bazılarıysa hafif ama düşündürücüdür. İşte bu kitap tam da öyle: Küçük hacimli ama düşündüren, yeniden düşündüren bir metin. Okurken dikkatimi çeken bazı konular:
• Bir check-list oluşturup onun üstünde çalışmanın önemli.
• Monotonluktan kaçmak için kendimize küçük kaçamaklar yaratmak. Mesela hafta içi tam 15:21’de işten çıkıp keyfi bir mola vermek… Belki de şu an bu yazıyı yazmak gibi.
• Sevdiklerimize, ailemize, çocuklarımıza ya da iş arkadaşlarımıza gerçekten yeterince değer veriyor muyuz?
• Evimize yangın tüpü almak ya da hayat sigortası yaptırmak gibi basit ama hayati önlemleri ne kadar ciddiye alıyoruz?
• Sigara yerine Dominik purosu içmek daha keyifli olabilir mi?
Tanyer, hayatı renklendirecek öneriler de sunuyor: iş dünyasıyla ilgili kitaplar, izlenilesi filmler ve tatilde her ortama uygun müzikler: Dulce Pontes, Georges Moustaki, Santana, Compay Segundo, John Lee Hooker ve Brahms
Bazen bir kitap, sayfalarca analiz yapmadan da insanın hayatına küçük ama anlamlı dokunuşlar yapabiliyor. Bu da onlardan biri bence.
Ek: Tanyer'in şu videosu da kendisini tanımak isteyenler için bir fragman olabilir: youtube.com/watch?v=JD75jbz...
Şirketinizde sistem ve metodoloji ile gelen başarı yoksa, insana bağlı başarının peşinde koşmayın. Unutmayın, bir ağabeyimin hep dediği gibi, "Sistem açığı insanla kapanmaz". Sistemsiz başarı, teknedeki yaraları onarmaz.