Serhat Azizoğlu

Serhat Azizoğlu
@Serhat214734
Çocuk ve Oruç
Çocuklukta tutulan oruçlar gönülleri yıkayan bir kevser gibi ruhun yedeğinde durur ve çağın kirlerine karşı bir savunma şifası gibi durur.”
Sayfa 115 - Diriliş·Kitabı okudu
Reklam
çocuk ve oyun
Ve anne babalar, önce onlar, çocuklarını devlete ve sokağa kaptırmadan önce, onlarla gerçekten oynamayı başarmalılar. Annesi ve babasıyla oynamadan büyüyen bir çocuk , hep başkalarının oyuncağı olacaktır. Modern zamanlar her şeyi kendisine benzetir.
Sayfa 50 - Everest·Kitabı okudu
Evlat
Her ana babanın çocuğuna söylemesi gereken en önemli şey kim olursa olsun , neyi seçerse seçsin arkasında olacağıdır.
Sayfa 156 - Notos·Kitabı okudu
Dünyanın sahipsiz garipleri : göçmenler
Şaşkınlık ve acıyla karşılıyorlar kısacık yaşamımızın bitişini. Ne için öldürüldüğümüzü soruyorlar birbirlerine. İntikam, arzular, ideoloji hakkında fikirler yürütüyorlar. Oysa cinayetler dosdoğru, katıksız, bunlardan bağımsız da gerçekleşebilir. Tahmin edemezler mesela beni, sair olamamanın acısının öldürdüğünü; Sedat'ı, Ses ve Öfke'nin, Lubomir'i, unutulmanın. Bir sehir, bizi istemediği için; bir topluluk, bizi arasına alamadığı için degil asla. Bulaşıcı bir hikayeye dönüştüğü için hayatlarımız, ağızdan ağıza aktarılan çirkin bir dedikoduyla anlatıldığımız için ölüyoruz. Katillerimizin kendilerini yeterince ifade edemedikleri için bizi öldürdükleri tahmin edilemiyor.
Sayfa 228 - İletişim·Kitabı okudu
Kanunlar adaleti sağlamaya yeter mi ?
“Babam sadece yüz yen gibi bir parayı geri alamadığı için öfkesinden öldü. Belki de gerçekten bir alçak tarafından aldatılmıştı. Dolandırıcılık kurbanıydı. Ama buna rağmen karşı taraf kanunları iyi bildiği için babam mahkemede kaybetti. O alçaktan parasını geri alamadığı takdirde, hapse tıktırmaya karar vererek yola çıkan babam, sonunda karşı tarafın iftira suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Babam bunu kaldıramadı. Yüz yen veya bin yen olması sorun degildi . Babam sadece devlete ve hukuk sistemine inanıyordu. Ve o sistemin hata yapmayacağına ikna olmuştu. Ancak ne oldu?Tanrı gibi inandığı o sistem, delil yetersizliği diyerek onunla ilgilenmedi. Dahası, takipsizlik kararı verilmesine rağmen iftira atmak suçundan sanık olarak sıkı bir soruşturmadan geçti. Kanunlara koşulsuz olarak güvenmiş olan babam, elbette ki çok acı çekti. Bu onursuzluğu kaldıramadı.” (…) Babam o olaydan sonra gün geçtikçe sağlığını yitirdi ve sonunda öldü. Geride bıraktığı karısına ve çocuğuna, sonsuza kadar kanunları lanetleyin, diye haykırarak... Ahh, bu sözleri unutamıyorum! Kanunlara lanet oku! Hukuk sisteminin iki yüzlü ilkelerine lanet oku. Bu dünyada var olduğu sürece kanunları lanetle. Kanunlar adalet için vardır. Doğru olanın yanında olmakla övünür. Ama kimbilir kaç kanun, adaletsizlik için kullanılmıştır! Dahası adaletsizlik, kanunlardan kimbilir ne kadar güçlü, ne kadar diktatörce faydalanmıştır ! Şiro hamao - şeytanın çırağı - ithaki yayınları
Sayfa 103 - İthaki·Kitabı okudu
Reklam