"Sevgilim, sana çok eziyet ediyorum, belki de eziyet ede ede öldürürüm, hem sen karşımdayken, sana acımıyorum, ama ölürsen arkandan öleceğimi biliyorum."
Öyle bir doğam var ki, yüreğimde gizlediğim bazı hassas noktalara parmak basılmasını istemem... Ya da daha doğrusu, bazı duyguları herkes görsün diye göz önüne sermek ayıptır değil mi? İşte bunun için bazen somurtup susmayı daha çok severim.
Ne tuhaf, o hem hoşuma gidiyor, hem de dehşetli hoşuma gitmiyordu. Onda öyle bir şey vardı ki bunu nitelendirmek elimden gelmiyordu, 'ama bu insanı kendinden iten bir şeydi'.