Aynen öyle. Okuduğumuz kitaplar da insanları fazlaca anlamaya hizmet ediyor. Bu aşırı anlayışlılık hali ise bencil insanların arasında bizi sönükleştiriyor.
Hilal Kucur Çünkü bizi hayallerimiz ve arzularımız yönetirken onlar hayatın gerçeklerinden süzülmüş tecrübeleriyle konuşur. O gerçeklerle yüzleştiğimizde ise haklılıkları ortaya çıkar.
Ayda 1 (bir) kitap okumayanın üyeliği iptal edilsin. Kitabı okuyana okurlar tarafından hazırlanmış basit sorular sorulsun teyit etmek için. 10 iletiden fazla yazılamasın. 1 incelemeye en fazla 10 ileti hakkı verilsin.
Anadolu'nun bir köyüne sığınmak durumunda kalmış kolu kanadı kırık ( bir kolu yok) bir aydının hikayesi bu. Ne onlardan biri olabilmiş, ne de onlara kendini kabul ettirebilmiş 'Yaban'ın biri. Emine'ye tutuluyor ama Emine onu değil köylüsü İsmail'i tercih ediyor. Emine çaresiz kalınca son umut Yaban'a sarılıyor ama nefesi yetmiyor.
Milli mücadele paralelinde Türk aydını ve Türk köylüsünün ilşkisi kişileştirilmiş. Köylü, aydını kendisinden biri olarak görmüyor. Aydın önce tiksiniyor köylüden sonra acımaya başlıyor. Köylünün bir kısmı aydından etkilenir gibi olsa da yine köylülüğü ağır basıyor. Zaman aydını haklı çıkardığında köylü son bir umut aydına sarılacak ama aydın ile gitmeye takati kalmayacaktır. Ama aydın eskisinden daha da yaralı vaziyette yoluna yalnız devam edecektir.
Daha uzunu insanları sıkmaz mı? Genelde incelemeler bu uzunlukta belki biraz daha uzun değil mi? Ben kendi bakışımı yansıtarak kitabı okumak isteyenleri teşvik etmek derdindeyim.