İmzamı atıyorum paylaşımın altına. Ahmet Ümit'i gönül rahatlığı ile tavsiye edemiyorum kimseye. Özellikle "Sis ve Gece" adlı kitabını okuduktan sonra kitaplarını tamamen bıraktım. Bu kitapla ilgili yorumumu burada da paylaşmıştım. Ahmet Ümit, alanında çok başarılı bir yazar. Ancak maalesef kalemi, ahlaki değerlerden oldukça uzak. Zülfü Livaneli de ondan farksız değil. Ben de ün sahibi olan aydın yazarların, bütün insanları ilgilendiren ahlaki değerlere sahip olması gerektiğini savunuyorum. Dini kötüleyen, ahlaksızlığı normalleştiren yazarları boykot etmek gerek :)
Ahmet ümit bana kitap okumayı sevdiren kişi, patasana da harika olay örgüsü ile içine çekmişti, bana göre trajik hisleri ortaya çıkarmada cevheri parlak biri
Bazı sözler bazı kitapların vereceği hazdan daha fazlasını verebiliyor, işte bence örneği bu al sana içinden çıkmaya çalışacağım sorular yığını, kafama yediğim gide nin balyozu teşekkür ederim alıntı için değirmene tahıl gerekliydi
Yürek boşluğu imiş evvelden kalan,
Toprağına almaz, yaşatmaz,
Çürütürmüş köklerinden âidiyetsiz çiçekleri.
Çok vakit oldu, biteli tesellilerim.
Denemedim ben de, dil-dârım toprağı sakladım kendime.
Koydum bir kavanozun içine,
Kokladım, sevdim; yuva oldu, sığındım.
Şimdi yakındır visaline erme lütfu.
Dünyadan kalan ruhumdan son beşerimdir sana bu sözlerim
Gül ile islenmiş sükûn-ı hayâlim
Yeniden başucuna tâlibim.
Garip dede
Eve gelirken ekmek almayı unuttum
Şimdi kim yüreyecek o kadar yolu?
Keşke torunlarımdan biri burada olsaydı
Çalıştırırdım bir şeker ödül olurdu
Geçen Murtazayı gördüm başını okşadı torununun
İlginç geldi bu bana şeker de vermedi
Kapıyı da açık unuttum cereyan yapıyor
Âh torunum yanımda olsaydı
Kapıyı kapatırdı
Şimdi kim kalkacak kapı için?