Sevim uğur

Sevim uğur
@Seug
Uzakdoğu’da “insanı tanımak için nefesini dinle” derler. Sakin insanlar ağır ve dengeli; sinirli insanlar sık ve yüzeysel (köprücük nefesi); huzursuz ve endişeli insanlar yüzeysel ve kesik kesik; hırslı insanlar dengesiz ve düzensiz nefes alırlar. Nefesleri daha düzenli insanlar, bedenleri ile duygularını dengeleyebilen daha olgun insanlardır.
Reklam
Her insanın görünmeyen bir kovası ve kepçesi vardır. Her etkileşimde kepçemizle karşımızdakinin kovasına ya bir damla koyarız ya da bir damla boşaltırız.
Uygun iş stresi düzeyi, kişinin iyi akort edilmiş bir keman teli gibi, uygun gerginlikte olmasına imkan veren stres düzeyidir. Ne gevşek tellerden iyi bir ses alınabilir, ne de çok gergin tellerden uyumlu bir ses çıkar.
Bugün artık tıbbın konusu ve tedavisinin hedefi insanlar olmaktan büyük ölçüde çıkmış, hedef organlar ve hastalıklar olmuştur. 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan travmaların insan hayatına etkisi gözlemlendikten sonra, Dünya Sağlık Örgütü anayasasında sağlık’ “yalnızca hastalık veya sakatlığın olmayışı değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” olarak tanımlandı. Bu tanım, zihinsel sağlık olmadan tam iyilik halinin olmayacağına işaret eder. Çünkü zihinsel sağlık, bireyin kendi yeteneklerini fark ettiği, hayatın normal stresleriyle baş edebildiği, verimli çalışabildiği ve içinde bulunduğu topluma katkı sağlayabildiği bir iyilik halidir.
Bir problemle karşılaşan kişi, şartlarından şikayet etmek ve hayıflanmak yerine, duygusal ve zihinsel enerjisini problemi nasıl çözeceğine yöneltirse, hem stresini azaltır hem de başarılı olma şansını arttırır. İnsanın dünyayı ve şartları değiştirmek yerine, kendini değiştirmeye gayret etmesi çok daha kısa zamanda olumlu sonuçlarını verir. Kişi sebepleri dışında değil, içinde ararsa, sonucunu değiştiremeyeceği durumları kabul eder ve problemi çözecek yeni alternatif yollar arar.
Reklam