Uzun bir otobüs yolculuğunda okuduğum kitapları bir tarafa bırakıp yolu seyretmeye başladım. Bir vakit sonra şoförün sık sık kornaya bastığını fark ettim. Ancak ne sağımızda ne solumuzda ne önümüzde bir araç vardı. Yol bomboştu. Fakat şoför sık aralıklarla kornaya basmaya devam ediyordu. Bu durum epey devam etti. Sonra arka koltuklarda uyuyakalmış muavin gelerek hızlıca ve biraz da telaşla şoförün yanındaki yerini aldı. Meğer şoför kornayı, telefonla kendisine ulaşamadığı muavini yanına çağırma için çalıyormuş. Evet, korna dışarıdakiler için değil, bu kez içerideki biri için, onu uykudan uyandırmak için çalınıyormuş.
Dönüp elimdeki seminer notlarına baktım. “Bilg kendi mutluluğun ustasıdır.” (Plautus), “Bizi öfkelendiren şey, harici şeyler değil, daha çok kedi düşüncelerimizdir.” ((Epiktetos)