Gerçek değil düzme bir dünyaydı okuduğum bütün okullarda, önüme koyulan. Hayal gücümü harekete geçirmesem yıkılmıştım. Anlıyordum, gök, elimden tutuyordu benim.
Şekerlemeleri açıp iştahla yutarken etrafımdaki beyaz insanları inceledim. Bana soğuk ve hastalıklı görünüyorlardı. İngilizce biliyor olsaydım, “ güneşe ihtiyacınız var,” diyecektim. Bunun geçici bir sorun olduğunu sanmıştım. Her zaman böyle görünmezlerdi ya, değil mi? Bu insanlar uzun süre güneş yüzü görmediklerinden beyazlaşmışlardı herhalde. Sonra ilk fırsatta onlardan birine dokunmak istedim, çünkü belki de beyaz çıkarılabiliyordur. Belki altında gerçekten siyah derileri vardı.