Bir keresinde, bahçede toprakla oynadığım için annem tırnaklarıma dünyanın en iğrenç şeyiymiş gibi bakmış, Nanisha'ya söylediğine göre 'O iğrenç tırnaklarını sökmeden masaya oturmasın,' demişti. O zamandan beri tırnaklarımı hep temiz tutmuştum, ojenin varlığını öğrendiğimden beri de ojesiz hiç gezmemiştim.
Saçlar benim zaaflarımdan biriydi. Annem saçımı örsün diye her gün tarar beklerdim, annem saçımı hiç örmezdi. Bir kere bile saçımı okşamamıştı. O yüzden hep saçıma özenle bakar, büyütürdüm.
Ona, birileri beni düşündüğünde ne yapmam gerektiğini bilemediğimi söyleyemedim. Hayatımın büyük bir çoğunluğunda insanların seçeneği bile değildim. Şimdi birilerinin beni düşünüyor olması bocalamama neden oluyordu.