Bir şiirim eşlik etsin sizin cümlelerinize.
Ahmet’in "Hoşçakalın Gözüm" deyişini kaçırdık belki.
Ama bak, şimdi başka bir ezgi yükseliyor,
Mezopotamya’nın kalbinden, sakin ve derin.
Mem’in sesinde o kadim hüzün,
"Xaçirek" yollarında birleşiyor ellerimiz.
Bir konser akşamında, ayıklarken yıldızı.
Sözün bittiği, müziğin başladığı o an,
Bin yıllık bir hasretin durulduğu yerde;
Göz göze gelelim ki anlasın zaman,
Aynı yaradan geldik, aynı dermanın peşinde.