Onu beklediğim geceler gökyüzü daha karanlıkt sanki. Ay bulutların ardına çekilmiş, yıldızlar parlamaya çekinir gibi sönük ve daha uzaktı. Sessiz, uçsuz bucaksız bu gökyüzü eskiden huzur verirdi bana, oysa şimdi içimi sıkıyordu. Yalnızlığım kalbimi üşütüyordu. Yıldızların ışığını gözlerinde taşıyarak yine ansızın gelip içimdeki karanlıklara dolsaydı, varlığı solmaya yüz tutan umutlarıma ışık olsaydı...
Gecenin ruhu karanlığa hapsolmuş, kaybolmuştu onun yokluğunda.
Işıkları sönmüş ve terk edilmiş lunaparklar gibiydim. Her şey yerli yerindeydi hâlbuki. Biri elini uzatıp kaldırıverse șalteri ışıl ışıl olacaktım. Yine neşeyle dolacaktım ama hayaldi bu.