"Ey güzel Allah'ım, " diyordu içinden.
"Sana ne kadar şükretsem azdır. Yerdeki karıncanın, gökteki kuşun, sudaki balığın ihtiyacını bilip de rızkını veren sen ;Ahmet kulunu da unutmadın, unutmadın işte! Sanmıştım ki, bu gam bu kederle canımı alacaksın. Amma bu fakirin niyazını duyup kaçan kızın yerine daha güzelini yolladın da kurumuş bağımda güller açtırdım. Şimdi burada canımı alsan gözüm açık gitmez gayrı. Dilimde şükrünle ismini ana ana teslim ederim ruhumu. Belki cennette küçük bir de yer ayırmışsındır bana, oradan bakar dururum şu zalim dünyanın sefil yüzüne. Hey güzel Allah'ım hey! "
Bu sözler Ahmet amcan'ın Zemheri'yi görünce dilinden dökülen sözleri,burası Sivas'ın Yamalı köyünde yaşayan insanların hikayesi köyün adını halkın yoksulluğundan kıyafetlerine yama üstüne yama yapmış olmasından alır. Köylünün başı hem Ferman bey hem de Yağmur bey yüzünden beladadır. Asıl mesele şu ki, Ferman bey 'ın oğlu, Yağmur Bey 'ın kızı Zemheri'ye aşıktır. Zemheri bu evliliği istemez evden kaçar.
Zemheri canına kıymak isterken onu Ali bulur ve onu büyüten Hurdacı Ahmet ve Yeşil Türben'in hizmetkarı Rabia Ana'nın evine götürür.
Ferman bey Zemheri'nin bir köylünün evinde kaldığını öğrenince, köylülerin üzerine daha çok gider. Zemheri tehlikenin farkındadır. Köylüye bir şey olmasını istemediği için evine geri döner.
Bütün düğümler Zemheri eve dönünce çözülmeye başlar. Zemheri ile evdekiler arasında neler olacak?
Zemheri kurtulacak mı?
Bütün soruların cevabı eserimiz de daha fazla anlatıp spoiler vermek istemiyorum heyecanı kaçıyor.
Buram buram Anadolu kokan betimlemeleri güzel bir üslupta okuma yapacaksınız. Keyifli okumalar.
Kestim kâküllerini,
Yana değiyor yana
Yâr senin bakışların
Cana değiyor cana