Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiç bir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felâketten korkmuyordum.
Cehennem, Jean-Paul Sartre'ın iddia ettiği gibi, başkaları değildir. Tam tersi doğrudur. İnsanların en korkuncuyla, akıl almayacak kadar monotonuyla, yani kendinle, bir yerde tıkılıp kalmandır cehennem.
Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden biri yazarın söyleminden yola çıkarak yaptığım şu çıkarımdır: "Toplumsal cinsiyet rolleri kadını zihin ile beden arasında bir çatışmaya sürükleyebilir. Özellikle potansiyelini kullanmamış annelerin kızları, başarıdan korkabilir ve zekâlarını bastırıp bedenlerini yüceltmeyi kadınlıkla eş tutabilir."