... Bu sorunlardan bir tanesi hakkında birtakım görüşler ortaya konsa ve tebeşirle yola yazılmış olsa kimse durup onları okumazdı. Bütün yazılar yarım saat içinde telaşla koşuşturmaya devam eden ayaklar tarafından silinip giderdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabın son bölümünü okurken, “İnsanların burunlarının ve çıplak omuzlarının arkasında yıldızlı bir gökyüzü görüldü, çünkü birisi salondaki pencereyi açık bırakmıştı." Mary'ye yüz sene daha, kendine ait bir oda ve senede beş yüz pound verilse; aklındakileri aktarabilse, yazmış olduklarının yarısını çıkartıp bir kenara atsa yakın bir zamanda çok daha iyi bir kitap yazabilir. Yüz sene sonra bir şair olabilir, dedim kendi kendime. Sonra da Mary Carmichael'ın yazdığı Hayatın Serüveni adlı kitabı rafın en ucuna yerleştirdim.
... Ama her şeye rağmen yarım asır önce yaşamış ve çok daha yetenekli olan kadınların sahip olmadıkları bir avantaja sahipti: Erkekler artık onun karşısında 'zıt görüşlü oluşum' değillerdi. Vaktini onlara karşı bağırıp çağırarak geçirmek zorunda değildi.
...
Karşı cinsi ele alırken normalde hissedilen nefretten de neredeyse arınmış durumdaydı.
Erkeklerin, karanlık çağlardan beri nasıl bir insaniyet ve parlak zekâyla kadınların başlarının arkasındaki o karanlık noktayı gösterdiğini bir düşünsenize!
Eğer Mary, çok dobra ve çok cesur olsaydı diğer cinsiyetin arkasına geçerek orada ne gördüğünü bize anlatırdı. Bir kadın bir şilin boyutundaki o noktayı bize tasvir etmeden bir erkeğin kusursuz bir portresi çizilemez ki...