ihtiyaçların (hayatta kalma güdüsü) baskısı altındaki dini bilinç, odağını bu dünyaya döndürüyor. Dolayısıyla amaç, doğal ve dünyevi (avlanma, doğum, iyi hasat, doğa güçlerinden ve hastalıklardan korunma vb.);yöntem ise buna uymayan dinî mahiyettedir:Büyü,ayin,oyun,manevi şarkılar,semboller,resimler...İptidai din,yanlış yönlendirilmiş dinî bilinçtir.Bu yönelme;içeriye,insana doğru olması gerekirken dışarıya,dünyaya ve doğaya doğrudur.Bu reel (doğal) düzlemde hiçbir şey elde edemeyeceği için iptidai din, eleştirel akıl nezdinde insanın acziyet veya yanılgı içinde olduğu izlenimi bırakmaktadır ki bu doğrudur.
Bir ırkın düşüncesi kendi tarafından kendisi için ortaya çıkmıştır.Eğer başka bir ırk onu benimsiyorsa (ki bu olmaz) ya o düşünceyi aslını bozacak biçimde değiştirip kendine mal edecek veya kendini aslını inkâr edecek ölçüde değiştirip o benimsediği düşüncenin içinde eriyecektir.
Sizinle aynı fikirde değilim.İsmet Özel Türküğü bir "ırk" değil "karakter"olarak ele alıyor.Yıllarca İslam'ı temsil edenler Türk olduğu için dünyada İslam denilince akla ilk Türkler'in gelmesi dolayısıyla bu cümleyi kurmuş.Kendisi Türklüğü şöyle tarif etmiş : Kâfirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir. Bu manada da modern çağda insanların önünde Türk olmak ya da Amerikalı olmak gibi bir ikilem vardır. İnsanlar bu ikisinden birini seçmek zorundadırlar. Artık bilhassa Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra millet meselesi bir çeşitlilikten arınmıştır. Ortada “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”a karşı duranlarla o medeniyete hizmet edenler arasında bir fark vardır.
Zaten kitabında bu cümleden sonra sözlerine şöyle devam ediyor:
Müslümanlar geçmiște gerek davranış biçimlerinin
müșterekliği, gerek anlayıştaki ortaklık ve gerekse Kur'an
dili dolayısıyla aynı ırktan sayılacak ölçüde yakınlaşmışlardı. Günümüzün "modern' Avrupalısı ister Kanada'da
ister Yeni Zelanda'da yaşasın aynı ırktan sayılması gerekecek ölçüde yakınlaşmıştır. Bununla birlikte her üçü de Katolik olan Fransa,Polonya, İtalya gibi ülkelerde farklı düșünme biçimleri olduğunu söyleyebiliriz. Aynı farkın her üçü Sünni olan Arap, Hintli, Türk için de geçerli olduğu söylenebilir.Bütün bu yaklașımlar doğrultusunda diyebiliriz ki
"düșünce'nin gerçekliğini bütün boyutlarıyla bulabilmesi için o düșüncenin doğduğu yer ve zaman belirleyici rol oynar. İklim, tarih,yaşama biçimi ve dil zaman/mekân içinde erimiș olarak karşımıza çıkar. Yer ve zamanı hesaba katmaksızın düşüncelerin doğru ve yanlışlığını, geçerli veya geçersiz olduğunu tartışmak abestir. Öyleyse düşüncenin zaman ve yer itibatiyle "taşınması", ithali mümkün
değildir diyebiliriz. Düşünce ancak yerinde ve zamanında, kendi derin kaynaklarından toprağın yüzüne çıktığında yerli yerine oturabilir, sağlıklı bir işleyiş gösterebilir,onunla bağ kuranları sağlığa kavuşturur ve ancak o zaman
anlamlı ve önemlidir.
Burdan da anlaşıldığı gibi İsmet Özel tutarsız biri değildir bana göre.Ben kendisini zor şartlarda bile doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen cesur bir Müslüman olarak görüyorum.Size hayırlı günler,keyifli okumalar.
Atanmış öğretmenlerimi, arkadaşlarımı tebrik ediyorum, hayırlı uğurlu olsun, yolları açık olsun inşallah güzellik ve kolaylıklar rast gelsin.
Öğretmenler gününe en güzel hediye olmuş. Her defasında seneye atnamış olmayı isteyerek dua ediyorum, bize düşen yine güzel bir sabır.
3 yıl atanmayı bekleyip en son vazgeçtiğim Allah'a tam tevekkül edip hakkımda hayırlı olan bu değilmiş dediğim anda Rabbim atanmayı nasip etti.Sizin bu duanızı görünce içimden yazmak geldi kardeşim.Allah sabrınızı selamete erdirsin,yolunuz açık olsun.Umarım dualarınız tez vakitte kabul olur.Öğretmenler gününüz kutlu olsun.💐
Âmin..🤲
Çok teşekkür ederim güzel kardeşim dualarınız ve güzel cümleleriniz için, gönlüme serinlik kattınız. Allah razı olsun
Sizin de öğretmenler gününüz kutlu olsun 💐💐