Seyide Tunç

Seyide Tunç
@Seyidedemir
Kahve ve kitap kokusu bu dünyaya ait olamayacak kadar güzel.
Öğretmen
Sosyal Bilgiler Öğretmenliği
Erzurum
81 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
İçime Dokunan Bir Yas Hikâyesi
8/10
·208 syf.··
2026 3. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm: İçime Dokunan Bir Yas Hikâyesi Bahçıvan ve Ölüm kitabını okurken kendimi sık sık kendi hayatımı düşünürken buldum. Çünkü Georgi Gospodinov’un anlattığı hikâye bana babamla olan bazı anılarımı hatırlattı. Yazarın babasının kanser olması, süreci birlikte bilmeleri ve babasının bahçesiyle kurduğu bağ beni çok derinden etkiledi. Kitabı okurken sanki yalnızca bir hikâye değil, gerçek bir evlat yüreğinin içinden geçenleri okuyormuşum gibi hissettim. Kitapta geçen “Bu uzun bir kederdir.” cümlesi yasın ne kadar derin ve bitmeyen bir duygu olduğunu çok sade ama güçlü bir şekilde anlatıyor. Yas bazen bir anda geçip giden bir acı değil; insanın içinde uzun süre yaşayan, zaman zaman yeniden ortaya çıkan bir duygu. Bir başka yerde geçen “Ne yapacağımı bilmiyorum.” cümlesi ise sevdiğimiz birinin hastalığı ve ölümü karşısında insanın yaşadığı o büyük çaresizliği çok iyi anlatıyor. Kitapta Bulgar Türk kültürüne ait detaylar, aile ilişkileri ve bahçeye verilen değer de hikâyeye ayrı bir sıcaklık katıyor. Bahçe burada sadece bir yer değil; hayatın kendisini, emeği ve insanın toprağa bağlılığını temsil ediyor. Bu yüzden bahçıvan olan baba figürü bana hayatı büyüten ama sonunda yine toprağa dönen insanı düşündürdü. Benim için Bahçıvan ve Ölüm, sadece bir ölüm hikâyesi değil. Sevilen bir babayla geçirilen zamanın, yaklaşan bir vedanın ve insanın içindeki sessiz kederin hikâyesi. Okurken insanın kalbine yavaşça dokunan, bitince de içinde uzun süre kalan bir yas kitabı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·202 syf.··
2025 18. kitabı
Fahrenheit 451’i bugün okuduğunuzda bir bilim kurgu değil, neredeyse bir uyarı metni gibi duruyor. Bradbury’nin anlattığı ekranlara bağımlı, hızla tüketen ve düşünmeye vakti olmayan toplum, günümüz dünyasına fazlasıyla benziyor. Sürekli akan içerikler arasında durup derinlemesine düşünmek giderek zorlaşıyor; kitaplar yakılmasa bile, görünmez şekilde hayatımızdan çıkıyor. Montag’ın geç fark edilen uyanışı, bize de ayna tutuyor: Sorgulamayı bıraktığımızda, rahatımıza alıştığımızda özgürlüğün nasıl sessizce elimizden kayabileceğini gösteriyor. Gelecek ise tam bu noktada şekilleniyor; ya düşünmeyi, okumayı ve merak etmeyi canlı tutacağız ya da her şeyin hazır sunulduğu, ama anlamın giderek kaybolduğu bir dünyaya uyanacağız. Fahrenheit 451, tam da bu yüzden bugüne ve yarına yazılmış, içten ama sarsıcı bir kitap. Tavsiye için arkadaşıma minnettarım.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
10/10
·416 syf.··
2025 9. kitabı
Bu kitap, okurken insanın kendi iç sesiyle baş başa kaldığı bir kitap. Güçlü olmanın acı çekmemek anlamına gelmediğini, herkesin bir yerinde kırık bir yanı olduğunu hissettiriyor. Bitirdiğinizde Nietzsche’den çok kendinizi düşünürken buluyorsunuz; belki de kitabın en dokunaklı yanı tam olarak bu.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,8bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 23. kitabı
Ve O Hiçbir Şey Demedi, sessizliğin bir ilişkide nasıl en ağır yük hâline geldiğini anlatan, sade ama derin bir romandır. Heinrich Böll, yoksulluk ve iletişimsizlik üzerinden evliliğin yavaşça nasıl çözüldüğünü çarpıcı bir gerçekçilikle gösterir. Okuru yormadan düşündüren, suskunlukların konuşmalardan daha çok şey anlattığı bir eser.
Ve O Hiçbir Şey DemediHeinrich Böll · Can Yayınları · 2023556 okunma
10/10
·272 syf.··
2023 39. kitabı
Yazarın Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını keyifle okumuştum. Bu kitabını da aynı akıcılıkla ve keyifle okudum. İnsan, bazen kendini çıkmazda hissedebilir. Bu kitap, işte o dönemler için bir başucu kitabı. En isteksiz anınızda bile sizi harekete geçirebilir.
Rahatlama KitabıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20225,5bin okunma
Reklam