Kaan profil resmi
Oku, düşün, sorgula!
Erkek
5848 okur puanı
20 Mar 2018 tarihinde katıldı.
  • Kaan paylaştı.
    Neden pek çok okur 1k’daki varlığını dindarlık veya dinsizlik, inanç veya inançsızlık üzerine kuruyor ki?

    Tanrıya hakaret eden veya küfreden bir alıntıyı paylaşmak sizi gerçekten mutlu veya tatmin ediyor mu?

    Ya da düzgün bir üslupla fikir odaklı bir din eleştirisi veya alıntısı yapıldığında neden bir grup hemen onu kaldırtmak için insanüstü bir çaba harcıyor?

    Tanrıyla küfrü aynı cümle içerisinde kullanmadan (veya kullananları alıntılamadan) Tanrı veya din eleştirisi yapamayacak kadar aciz misiniz?

    Aynı şekilde kendini Müslüman olarak tanımlayan biri ‘lekûm dinikum veliye dîn’ ayeti gereğine uyamayack kadar da mı din bilgisinden yoksun?

    En ufak bir toplumsal olay karşısında insan hakkı, eşitlik, fikir özgürlüğü, düşünceye saygı diye bas bas bağıranlar, konu din veya Tanrı olunca neden anında bunu challenge’a bağlayıp ‘liseli’ gibi eğlenmeyi tercih ediyor? (Küfürlü Tanrı alıntısını yayalım muhabbetinden bahsediyorum)

    Ve son olarak ‘gerçek İslam bu değil’ciler, bu tarz platformlarda ‘gerçek İslam’ın öğretisine ve kazanımlarına örneklik teşkil etmek yerine neden görüşlerine uymayan her iletiyi, alıntıyı, incelemeyi şikayet edip ortadan kaldırarak tam bir geri kafalı imajı çiziyor?

    Herkesin tercihlerine saygılıyım lakin bir edebiyat platformunun bu tarz saçmalıklara teslim olmasına gerçekten üzülüyorum. Daha fazlasıyla karşılaşmamak için kendimce önlemlerimi alacağım. Bu da benim tercihim olacak neticede...

    Şu zor zamanlarda, daha güzel şeyler duymak, daha güzel şeyler görmek ve daha güzel şeyler paylaşmak dileğiyle...

    Sağlıcakla kalın...
  • Eski ekonomide üretim sınırlıydı. Kıtlık, salgın hastalıklar, savaş ve efen­dilerin zulümünden bitkin düşen üretici, ihtiyaç duyduğu yardım ve ko­runmayı dar bir çevrede -aile, komşular, ticaret, kilise çevresi- arıyordu. Rekabeti denetimlerle sınıriayıp ücretiere göre adil hir fıyat belirleyerek güvenliği sağlama arayışındaydı. Kendisine yetmek için çalışıyordu ... Bununla bera­ber, ilerleme göstermeyen bir toplumun varlığı hayatta başarıyı yakalamaya dair umutları beslemediğinden, ahiret yaşamı üzerine düşünceler insanlara daha çekici geliyordu. Otoriter ve hoşgörüsüz, ayrıca aristokratik ve hiye­rarşik olan toplumsal ve siyasi yapının, tebaanın içten içe hissettiği aşağılık duygusuna karşılık gelmesi, kaba kuvvetle benimsetilen ve din tarafından emredilen bir saygıyı ve teslimiyeti pekiştiriyordu.
  • İngiltere'deki Püriten burjuvalar için, tanrısal bir lanetlenme işare­ti olan yoksulluk, seçilenlere halışedilen zenginleşme ile aykın düşüyordu ve kıtada kapitalist ekonomi geliştikçe, yoksul olmanın, tembelliğe ve kötü alışkanlıklara verilen adil bir ceza olduğu düşüncesi yaygınlaşıyordu. Her halükarda egemen sınıflar içinde, yoksullara karşı duyulan tiksinti ve horgörü egemendi ve onların bireysel kötülüklerinden ve "ayak takımının," "meteliksizlerin" toplu ayaklanmasından korkmayan tek bir kişi bile yoktu.
  • Geleneksel olarak kutsal hak; tahtı ve mihrabı karşılıklı olarak birbirine bağlı kıldığından, kral, tebaasına kendi dinini benimsettiriyordu. Kilise, ka­musal alanda dinin ayrıcalığını elinde tutuyor ve sivil devlet eğitim ve sosyal güvenlik alanlarını yönetiyor, düşünsel etkinliği sansürlüyordu. Zorlama ve inancın devlete kazandırdığı nüfuza, aynı zamanda topraklannın ve aşarın sağladığı nüfuz da ekleniyordu. Ruhhan sınıfı sadece "sınıfların" birincisi olmakla kalmıyor, aynı zamanda disiplini ve kendine özgü hiyerarşisi ile en sağlam birliği oluşturan ve mahkemeleri ve özel meclisleri sayesinde en iyi örgütlenen "topluluğu" oluşturuyordu.
Oku, düşün, sorgula!
Erkek
5848 okur puanı
20 Mar 2018 tarihinde katıldı.
2020
177/200
89%
177 kitap
46,2bin sayfa
61 inceleme
2817 alıntı
5 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 109. sırada.