Kırk yaşına basmak üzereydi. Tam kırk sene geçirmişti bu dünyada. Hayatını boşa harcamış olmaktan korktu. Verecek sonsuz sevgisi olduğu hâlde ondan sevgi talep eden kimse yoktu.
“Keşke etrafımda öyle biri olsaydı ” diye mırıldandı kendi kendine, şakayla karışık. “Hayatıma renk gelirdi, orası kesin!”
Etrafını saran durgunluk ağır geldi bir an, evhamlarının altında ezildi yüreği.
Saatlerce emek harcadığı, alınteri döktüğü yemekler gözüne hem sıkıcı hem yavan göründü birden. Farkında bile olmadan kendine acımaya başladı