Yemyeşil'in Kapak Resmi
Yemyeşil, Ben, Malala'yı inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okumadı · Beğendi · 10/10 puan

Bir gün özene bezene giydiğim ayakkabılarımla okula gitmeye yola koyuldum. Ve çocukların çöplerden bir şeyler topladığını gördüm ve bu çocukları neden okulda göremiyorum diye babama sordum. Babam bizim ülkemizde herkesin okula gidemediğini ve bazı çocukların ailesine destek olması gerektiğini söyledi. O Güne kadar her zaman insanlara güzel kıyafetler çizmek için dilediğim sihirli kalemimi o günden sonra dünyadan savaşı, fakirliği ve cehaleti silmek için ve daha iyi bir dünya çizmek için diledim. Ve hiç okula gittiğim için çok şanslı olduğumu düşünmemiştim. O gece uyuyamadım.

Tarih 15 ocak 2009. Pakistan’da kızların okula gitmesi yasaklandı. O gün o kız sihirli bir kalem değil sıradan bir kalem istedi. Ertesi gün kıyafetlerini giymeden okula gitmeye devam etti. Herkes onun gibi cesur değildi ve okula sadece her on kızın üç veya ikisi gitme cesareti bulabiliyordu ve nasıl olurda bütün kız çocuklarının geleceğinin bir kaç adama bağlı olduğunu düşündü kaldı ki okullar zaten bombalanıp duruyordu. Ve aradığı sihirli kalemin aslında elinde olduğunun farkına vardı. Hem de teknolojik bir kalem. Forumlardan internet sitelerinden kız çocuklarına okullara gitmesi için yazıları ile cesaret verdi hatta kitap yazmaya başladı. Okul için verdiği o cılız sesi ülkesinde ve hatta dünya çapında yankılanmaya başladı ve yabancı bir tv kanalında belgeseli yayınlandı ancak o videoyu izleyenlerin arasında kızların okula gitmesini istemeyen insanlar da vardı. Ve okula giderken bindiği aracı iki kişi durdurdu ve kim bu malala dedikten sonra malalayı 3 yerinden vurdular ve bir kurşun kafasına isabet etti. 11 yaşında bir kız bu kurşunlanan.

Kaderin cilvesi işte pediyatrik travma konusundaki en iyi doktor onun ülkesindeydi o esnada ve o da bir kadın. Tıpkı malala da onun gibi doktor olmak istiyordu oysaki. Birileri o sadece bir kalem istedi diye vurdular onu. Ve bunun bir sebebi var. Kurşun Kalem kullanmayı bilmeyen eller sıktı o kurşunları.


Bilmeyenler bilenlerden, bilmek isteyenlerden çok korkarlar. Adaletten özgürlükten değişmekten bu erdemleri kazandıracak bir eğitimden korkarlar. Ölesiye öldüresiye korkarlar. O kadar korkarlar ki Benazir Butto’yu 1988 de dünyanın ilk müslüman kadın başbakanı seçen bir ülkeyi yavaş yavaş gerer ve geriletir. Buna karşı mı çıktın ? Kim o karşı çıkan? Kim bu malala?

Ben Malalayım.

Yemyeşil tekrar paylaştı. 6 saat önce

Cok güzel bir hikaya okumayan çok sey kaybeder bence
Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu.  Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile: "Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?" diye. Birisi nasıl olduğunu sorsa: "Bomba gibiyim." diye yanıt verirdi hep. "Bomba gibiyim..." Jerry doğal bir motivasyoncuydu. Yanındaki insanlardan biri o gün, kötü bir gündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün Jerry'e gittim "Anlayamıyorum." dedim. "Nasıl oluyor da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?" Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var. Havan ya iyi olacak; ya da kötü derim. Her zaman havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, yine iki seçimim var. Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben olumlu yanlarını göstermeyi seçerim. "Yok yahu" diye dalga geçtim. "Bu kadar kolay yani" "Evet...Kolay..." dedi Jerry. "Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin. Yani sen hayatını nasıl yaşayacağını seçersin." Jerry'nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek olumlu seçimler yaptığımda hep onu hatırladım. Yıllar sonra Jerry'nin başına çok talihsiz bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar Jerry'i delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm. "Nasılsın?" diye sorduğumda "Bomba gibi" dedi. "Bomba gibi!" "Olay sırasında neler hissettin Jerry?" dedim. "Yerde yatarken iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim, ya ölümü. Ben yaşamayı seçtim." "Korkmadın mı? Şuurunu kaybetmedin mi?" "Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep iyileşeceksin merak etme." dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana "Bu adam ölmüş" diyordu. "Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım." "Ne yaptın?" diye merakla sordum. "Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak her hangi bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordu. 'Evet' diye yanıt verdim." "Var" Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım. "Benim kurşunlara alerjim var!.." Doktor ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. "Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil!" Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni bir ders oldu. Hergün hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim ve her şeyin kendi seçimlerimize bağlı olduğunu.

Francie Baltazar Schartz

Aforizmalar.
Bence insanın en büyük hastalığı kendisinin en doğru, en adil, en şefkatli, en dürüst, en onurlu .... ve en haklı olduğunu düşünmesidir ve herkesi kendisi gibi yapmak istemesidir.

Aforizma.
inanç, ifade ve düşünce özgürlüğü, laiklik, saygı, sevgi ( her canlı ve cansız için), özgülükçülük, insan hakları, çocuk hakları gibi şeyler primatlar için bir şeyler ifade etmez.

Dolarcım.
Alırım düşersin sevgilim
Satarım yükselirsin
Ne yapsam terste kalıyorum
Yahu ne garip bir şeysin!

Sabah akşam ekrana bakar dururum
Yükselmediğinde kahrolurum!
Yeşilini görünce mutlu olurum
Yahu ne garip bir şeysin!

Voltalite yüksek dxy düşük
Bira komunistçileri başıma üşüşür
Yaşasın kapitalist sistemin büyüsü
Yahu ne garip bir şeysin!

Grafik çalışmasını tamamladı
Aşık doğanın anası ağladı
Dolarlarım bankada kaldı.
Yahu ne garip bir şeysin!

Ekşi sözlük.
Ekşi sözlükte şöyle bir uygulama var. Üye olup yorum yapmak için yaklaşık olarak 1 sene geçmesi gerekiyor ve 40-50 bin kişilik şuralara giriyorsunuz ve yorumlarınız üzerinden yazar olup olamayacağınız moderatörler tarafından değerlendiriliyor yorumların kalite içeriğine göre. Burada da keşke öyle bir sistem olsa kitap analizi yapmak için. Profil için kim ne yapıyorsa yapsın.

Sözüm ona insanlara.
Şurada o kadar aptal var ki sadece sürekli döviz fiyatlarına bakmamak için üye oldum ve açıkçası çok kaliteli insanlar bekliyordum sözüm ona kitap eleştirmenleri falan bağnaz, yobaz, at gözlüklü, saygısız ve sürekli öfkeli bir toplulukla karşılaştım. Yeter ki nefretlerini ve öfkelerini kusacak bir kişi bulsunlar. Sadece bu insanlarla 2 hafta takılarak bile 5 seviye düştüm.. Türkiye’de gerçekten çok fazla aptal insan olduğunu bir kez daha tecrübe ile sabitledik. Bu da Türkiye’nin mevcut durumunun sebebini açıklıyor. İstanbul Üniversitesi önünde Noel babayı önce sünnet edip sonra bıçaklayanların aynısı burada bolca var. Kast ettiğim burada müslümanlar falan değil, kafa yapısı. Önce sünnet edip sonra kesmek nedir? Anlatabiliyor muyum ? Pek sanmam kapasiteniz düşük çünkü.

Yahudi Atasözü.
Dualar kabul olsaydı dua etmesi için adam tutardık.

Meali : Dua ile bir şey olmaz çalışmak ile olur.

Gerzekçekiciyim ya yeminederim hepsi beni buluyor tam da sinirli olduğum anda.

Yemyeşil tekrar paylaştı. 12 saat önce

Lütfen okuyalım bir seferlik.
Sevgili arkadaşlarım, iyi iletişim kurabilen bir insanım ve sizlerle gülüyoruz eğleniyoruz sizlere yakın davranıyorum falan ama özellikle de yorumlar gibi kamuya açık alanlarda haddinizi aşmamanızı öneriyorum. Sizlerle iyi arkadaş olabiliriz ama bu bana özellikle ve özellikle kamuya açık alanda saygısızlık edebileceğiniz anlamına gelmez. Burada sizleri güldürmeye eğlendirmeye ve kültürlendirmeye ( ki pek umursamıyorsunuz) çalışıyorum ben de eğlenip güzel vakit geçiriyorum ama bu benim buradaki kimliğim ve çoğu zaman kanınızı donduracak kadar ciddi bir insanımdır. Saygısızlık yapıldığını gördüğüm anda yorumlarda engeli basarım. Şaka maka bir yere kadar. Kaldı ki cahil ve kültürsüz insanlar gibi düşüncelerimi değil bizzat şahsımı eleştiren ezikleri de zorla tutmuyorum. Doğa böyle oldu doğa şöyle ayak tırnağından saç ucuna kadar doğa olmuşlar zaten. Neyse dediğim gibi kırmızı çizgilerimi aşmadan haddini bilerek seviyeli bir şekilde yorum atanlara kalp atarken diğer türlüsüne engel atıyorum. Bu sizin umurunuzda olur olmaz o önemli değil ama uyarmak benim vazifemdir.

Not olarakta şunu eklemek isterim bilmediğiniz konular hakkında yorum yapmayın sonra rezil oluyorsunuz. Hem bilmiyorsunuz, hem bilmediğinizi bilmiyorsunuz hem de biliyormuş gibi konuşuyorsunuz. İki kulak bir ağız vermiş allah bilmiyorsanız bilen insanları dinleyip bir şeyler öğrenin.

Hepinize sevgiler.

Hı?
Kadınlar mı erkekler mi daha çok sever diye tartışmaya gerek yok mutlak kazanan her zaman erkeklerdir. Öyle 5-6 kişiyi aynı anda sevmek kolay mı sanıyorsunuz?

Shakespeare.
https://youtu.be/6dAHmvumJzo

Tırnaklarımla çevirdiğim şiirin klibi ve seslendirilişi. Bir şiirin klibi ancak bu kadar sözleriyle uyumlu ve etkileyici olabilirdi. Ayrıca ah keşke şu adam gibi şiir okuyabilsem tanrım.

Yemyeşil, Oliver Twist'i inceledi.
23 May 23:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Şimdi öncelikle Charles’ın bir çocuk işçi olduğunu ve bu romanda kısmen çocukluğunu anlattığına değinmeden geçemeyeceğim kendisi de kaçmış birileriyle tanışmış sonra onların yanından ayrılmış içki içiyorlar diye falan filan. Kitabın içeriğine girmeden önce dönemi anlatmak istiyorum.

Kadın işçiler, çocuk işçiler hızlı endüstrileşme ve insanın özünden yani doğadan kopması. Victorian age yazarı olarak Charles’ta azmin kazanacağına ve yanlış yapanların cezalandırılacağına inanıyordu. Kitap dönemi çok iyi anlatan bir eser. Bu bakımdan dönemin özellikleri göz önüne alınarak okunmalı ki kitap daha da bir önem kazansın.

Sevgi ve Doğa ile.