Ahmet Koç

Baktım ki ağzımın tadı kaçmış, buruklaşmışım; baktım ki içime o soğuk kasım yağmurları çiseliyor, baktım ki durup dururken tabutçu dükkânlarının önüne dikilip kalıyorum ya da karşıma çıkan her cenaze alayının peşine takılıyorum; baktım ki içimi saran kasveti önleyemiyorum, o kadar ki, beni bazı ahlak ilkeleri durdurmasa, mahsus sokağa çıkarak, onun bunun şapkasını, bile bile başlarından kapıp yere atacağım — işte o zaman bir an önce denize açılmanın zamanı geldi derim kendi kendime.
Reklam
Enver Paşa'nın kardeşine yazdığı mektuptan
Kardeşim! Pekala bilirsin ki alnımıza yazılı olanı silmek elimizde değildir. O halde buna karşı sabır ve tahammül ile se­ baL etmek, beyhude gam yememek lazımdır. Binaenaleyh o acı hatıraları zihninden uzaklaştır. Bunları kurcalayacak şeyleri unut ki bu suretle istikbalde iyi bir kadın olasın. Hülasa metin ol, çocukluğu bırak ( 27 Aralık 1903)".
Enver Paşa'nın babasına yazdığı mektuptan
. . . Evvelce de arzettiğim gibi kulunuz sıkılınanızı hiçbir va­kit arzu etmem. Binaenaleyh zaten lüzumsuz olan kılıç para­sından çoktan sarf-ı nazar ettim. Binaenaleyh inayet huyurup da bu suretle bir para irsi i li için borca girmez yahut o parayı borçlarımıza kapatırsanız daha ziyade hem de fevka'l-had se­ vineceğimden emin olunuz. Zat-ı ii lilerini temin ederim ki aksi halde göndereceğiniz para ile alacağım kı lıcı taktıkça kalben fevka'l-had müteessir olacağım. Her halde irade zat-ı veliy­ yü'n-nii i nıilerinindir. Kulunuz, fikrimi arzettim beybabacığım! (5 Aralık 1902").49
Medeniyet, toplum hayatının düzenlenmesinde insan aklının egemenliğine ve tatmin yollarının seçiminde nefsin eğilimlerine üstünlük tanımanın doğal sonucudur. Bu bakımdan, medeni toplumlarda insana özgü hüner ve kuvvetlerin ileri noktalara ulaşmasının yanı sıra yine insana özgü bozulma ve sapıklıkların yayılmasını gözlemlemek mümkündür. İslami mücadelenin varacağı noktanın bir İslam medeniyeti olacağını if a de etmek ne kadar iyi niyete dayalı olursa olsun içinde bir yanlışı barındırmaktan uzak değildir.
Medeniyetin getirdiği inceliğin ve zarafetin bir bedeli olması gerekir diye düşünebiliriz. Medeniyet inceliği veriyor insana, karşılığında içtenliğini alıyor. Medeni insanların hayatlarının her yönünde yapma kurallara boyun eğmeleri, onları kendilerinin olmayan bir yaşayış içine hapsediyor. Bundan şikayetleri yok onların elbette. Çünkü artık yaptıkları ile düşündükleri arasında bir zıtlık duymayacak kadar medeni haline gelmişlerdir.
Reklam