Yaşadığı çağın ilerisinde olan kişilerin çektiği sıkıntıları anlatan bozkırkurduyla üne kavuşan Alman asıllı ressam ve yazar Hermann Hesse.
Hep bir arayış içerisinde bizler mutluluğu, huzuru, aşkı veya zenginliği ararız. Siddhartha da bir arayış içerisindedir ve öz benliğindeki büyük gizi bulmak ister. Oradan oraya gider Siddhartha hakikati bulma yolculuğunda. Bu kitap sıcak bir yaz gününde buz gibi bir bira tadı veriyor insana. Tutamadığım o iç huzurun elini tuttum. Yüreğim nefes aldı, sıkıntılarımın üstüne temiz bir su döküldü…
“Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.”
Yazar bizlere erdemin ve öz benliğin başkasından kazanılmayacağını, insanın kendisinin bulacağını söylüyor. Sorgulayın çünkü her insan kendi yolculuğunu çizip kendi bilgeliğini aramalıdır. Ancak böyle ulaşabilir Nirvana'ya. Çünkü “…gerçekten arayan biri, gerçekten bulmak isteyen biri, hiçbir öğretiyi benimseyemez.”
“Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez, haydutların ve zar atıp kumar oynayanların içinde bekleyen bir Buddha, Brahmanlann içinde bekleyen bir haydut vardır.
“Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,” diye geçirdi içinden. “Dünya zevklerinin ve dünya malının insana hayır getirmeyeceğini daha çocukken öğrendim. Hanidir biliyordum bunu, ama ancak şimdi yaşadım. Ve şimdi biliyorum, belleğimle değil, gözlerimle, yüreğimle, midemle biliyordum böyle olduğunu. Ne mutlu bana ki, biliyorum artık!”