Bu kadar ağır bir konu için, ne kadar da yavan bir anlatımdı o öyle... Bir kere, olaylar gerçekçiliğini giderek kaybediyor. Bu kadar ağır olaylar yaşamış, hatta bunun yüzünden anılarını baskılayarak
Seriye başlamak isteyenlere, sonradan şok olmamaları için, bir uyarıda bulunmak gerek: Yazar 3 kitaptan sonra hikayeyi yarıda bırakarak seriyi sonlandırıyor. Öyle aceleye getirilmiş bir son falan da değil; baya olayların ortasında şak diye 3. kitap bitiyor, 4. kitap gelecek diye emin bir şekilde araştırıyorsun ve bir de bakıyorsun ki yazar, serinin çok tutulmadığını düşündüğü için bu seriye devam etmeme kararı almış! Tamam seri süper muhteşem değildi ama standart vampir/melek hikayelerinden bıkanlar için değişik bir konusu vardı ve dili akıcı olduğu için hızlı bir şekilde okunup devamını merakla bekletiyordu. Bence bir yazarın okuyucusuna yapabileceği en büyük saygısızlıktır bu!
Madem bu kitaba "8. kitap! Hikayenin devamı!" diyorlar, ben de öyle yorumlayayım o zaman. Keşke serinin 8. kitabı adı altında bir kitap çıkmamış olsaydı ve keşke ben de bu kitaba denk gelip okumamış olsaydım. Alırken kitabı yazanın Rowling olmadığını bildiğim için çok büyük bir beklentim yoktu ama buna rağmen mi bu kadar yazılamaz bir hikaye?.. Karakterler desen, ne Harry, Harry gibi repliklere/hareketlere sahip, ne Hermione, ne Ron, ne de diğerleri. Bizi resmen bambaşka karakterlerle karşılaştırdılar. Olay örgüsü desen, sadece Albus üzerine kurulu. Harry'nin hiç mi başka çocuğu yok? Bu çocuk hiç mi yüzüne bile bakmıyor kardeşlerinin? Kötü ilişkiyi geçtim bir iletişimleri bile mi yok? Cedric ile ilgili kısım da yine mantıklı gelmemiş olsa da çok sallamadım açıkçası ama Voldemort ve Bellatrix?! Lütfen ama yani bu kadar da saçmalanmaz ki ama!
Kitabın tiyatro metni şeklinde yazılmış olması bende hayal kırıklığı yaratmamıştı fakat okudukça Harry Potter dünyasını anlatmak için gerçekten uygun bir teknik olmadığını fark ettim. Belki de hikaye bu yüzden bir türlü derinleşemedi. Karakterlerin duygu durumlarını, yaptıklarını, her şeyi konuşmalarından anlamaya mahkum bırakıldık ve bu kadar çok konuşma oldukça replikler yavanlaşmaya başladı.
Ha bu kadar eleştiri ardından bir de iyi yorum yapayım dersem, tek hoşuma giden kısım Snape ile olan karşılaşma bölümüydü. Ama yani bu kadar geçmişe dönüş macerası ardından bu sahneyi yazmasalardı iyi söverdim doğrusu. Bu kadar olmamış bir hikaye içinde bir de zaman paradoksu konusuna girişmişler ya, o da ayrı bir konu...
Hayatımda okuduğum ilk kitap olduğu içindir belki de, beni fazlasıyla etkilemişti. İçindeki olağanüstü hayalgücü ve enerji, bu kitabı her zaman ayrı bir yerde tutmama sebep oldu.
Peter PanJ. M. Barrie · Yabancı Yayınları · 20179,3bin okunma