Gökhan

Gökhan
@Shockvave
Предпочтения
Uzun zamandan sonra aylin aslımın af şarkısını dinlemek gibiydi gözlerine bakmak, biraz yürüsek şehir az değil tabi, pilli bebekten delilikle karşılardı bizi, sen köşeyi dönüp gidince türkülerim başlar benim. O gece güneş doğana kadar kaburgalarımdan akar gider hislerim. Ve güneş doğunca özgürleşirim, özgürleşiriz. Hep hatırlayacağımızın bilinciyle tebessüm ederiz.
Reklam
Sevgiye bu kadar düşkün bir kadını severek iyileştirirsem ona zaaf olacağımı düşündüm ahu. Daha zor olanı seçtim ben; beraber saçmaladığı bir kız arkadaş sohbeti, yeri geldiğinde eksikliğini hissettiği bir baba sevgisi. Bazen güldürmeye çalışan bir şebek, bazen de nazının geçtiği bir sinir tahtası oldum. Dün gece salya sümük ağlarken omzumda, sormadan edemedim: "Ben gerçekten bir zaaf mıyım?" "Hayır," dedi, "isteyince kovabileceğim ama asla bunu yapmayacağım bir adam."
Senin kalbindeki müzenin koridorları ahşap, odalarında yankılanan hapsettiğin seslerin var. Acıların, mutluluğun, kaygıların ve daha binlercesi. Köşedeki tabloda bir kız çocuğusun, ilerideki tabloda asil bir kadın. Tebessüm ederek karşıladığın bankın arkasındaki odada hüngür hüngür ağladığın sesler aklımdan çıkmıyor. Sahiden bir insanda özgür olabilmek böyle bir şey mi?
Düşünceli insan diye bir gerçek var, kendini kötü hissedeceğin bir ana tanıklık etmeni istemediğinden konuyu oralara getirmeyen. Kendin olabilmen için sana bu konforu sunan, şuçluyken bile bunu dile getirmenizi isteyen. İnsan var. İnsan görünümlü büyülü ruhlar var.
Bir kadını tüm kalbinizle sevebilirsiniz, gözlerine cesurca bakabilirsiniz, uğruna her şeyi göze alabilirsiniz. Ama aklınız elini omzunuza koyup arkanızda durmuyorsa çareniz yok, öyle ya da böyle bitecek. O yüzden önce, anladıklarınızla, keşfettiklerinizle sevin ki kalbiniz bu kadar cesurken, aklınızın arkasından geleceğini bilsin.