"Eğer bir çocuk hastaysa, bir gözün daima diğer çocukların üzerinde olması gerekir. Zira sağlıklı olanlar patırtı çıkarmaz,
onlara sunulan hayatın kesik köşelerine uyum sağlarlar, hiçbir şeyden şikayet etmeden sıkıntıların, güçlüklerin şeklini benimserler. Dalgalardan nefret ederek deniz fenerinin bekçisi olurlar ama yazık, reddetmek uygunsuz düşer. Bu görev hissi onlara rehberlik eder. Orada duracaklar, simsiyah gecenin içinde gözcü olacaklar, üşümemek için de, korkmamak için de uğraşacaklar. Oysa üşümemek, de korkmamak da
normal değil. Onlara göz kulak olmak gerekir."
Hangi mucizenin eseri olarak eksik bir varlık bunca hasara yol açabiliyordu? Çocuk, ses çıkarmadan imha ediyordu. Müthiş bir
kayıtsızlık sergiliyordu. Kız, masumiyetin gaddar olabileceğini keşfetti.