Atatürk'ün dediği gibi ;
"Fikirler manasız, mantıksız safsatalarla dolu olursa, o fikirler hastadır. Keza içtimai hayat akıl ve mantıkla ilgisi olmayan faydasız ve zararlı bir takım akideler ve ananelerle dolu olursa felce uğrar. Evvela fikir ve içtimaiyat kuvvetlerinin kaynaklarını temizlemekle işe başlamak gerekir."
Atatürk Kur'an - ı Kerim' i Türkçeye tercüme ettirerek, yüzyıllardır ihmal edilmiş bir Kur'an- ı Kerim hükmünü, " Biz onu anlaşılsın diye indirdik "i uygulamıştır.
Atatürk'ü, yaptığı işlerle tanımak güçtür ; onu, yaşadığı hayat ve düşündüğü şeylerin maddi ölçülere sığmayan yüksek felsefesi ile tanımalıyız. O, gittikçe farkına varılan derin bir psikolog, fikirleri istediği kalıba döken bir mantıkçı, dünyaya yol gösteren bir terbiyeci ve nihayet filozofların düşündüğü Büyük İnsan Modeli'dir!
Bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek... Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey veremeyiz... Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum. Anlıyor musunuz?