Gerçek şu ki, mesafeler, engeller, imkansızlıklar onları destan haline getirdi. Mecnun da sen ben gibiydi, Leyla da. Onlar da bizim gibi çok sevdiler ve mesafeler o sevgiyi destanlaştırdı, çünkü vazgeçmediler..
Kendisi kanser hastası. Saçları dökülmüş. Kaşları yok. Ama neyi var biliyor musun? Mutluluğu, umudu, yaşama olan bağlılığı var. O, her şeyden mutlu olmayı öğrenmiş ve buna da “kanserle dans” demiş...